Eli kanlı krallar, köşeleri tutanlar… Ucuz bir film gibi…

Yağmur, damlalarını yolluyor gökyüzünden dünyaya. Gökyüzünün kapanmasını istemesek de kara bulutlar ele geçiriyor düşüncelerin yansımasını.
Yoldayım, yürüyorum… Yine yalnızım. Bir dostumla karşılaşıyorum. Konuşarak ilerliyoruz kaldırımın yalnız köşelerinde. Aklımda düşünceler, kendime sorular sormaya zorluyor…
Aynaya baktığında kaç sen görüyorsun? Dünkü sen, bugünkü sen, yarınki sen… Yüzlerce sen, binlerce sen, on binlerce sen. Her sabah dünkü ve yarınki senden değişik bir sen…
Aynaya baktığında günden güne değişmediğini mi sanıyorsun? Değişeceksin… Değişmeyi doğal saymayan, mutsuzluğun en karanlık çukuruna yuvarlanır. Kabullenmesen de değişeceksin.
Eve dönüyorum. Apartmanın merdivenlerini çıkıyorum yavaşça… Pencere kenarında otururken gazetemi okuyor ve yaptığım sıcak kahveyi yudumluyorum… Her şeyi unutup sadece içimin ısındığını hissediyorum.
Gazetede bir haber okuyorum. Haberde, Amerika’da halkın %44’ü Bush’un göklerden emir aldığına, İsa’nın yakında semadan dünyaya inerek her şeye el koyacağına ve ortamı düzene sokacağına inandığını anlatıyor. Evet, şaşılası bir şey ama en çok bilim üreten, en iyi üniversitelere sahip Amerika’da halkın durumu budur. Akıl ve bilim dışı akımlar sadece yurdumuzda değil Amerika ve Avrupa’da da yayılıyor. Ama bunlar varlıklı zengin ülkeler. Bizim sorunlarımız onlar için geçerli değil. Biz yoksuluz, eğitim yoksuluyuz; bizi aldatıyorlar, sömürüyorlar. Ülkemiz üzerinde türlü çeşitli oyunlar oynuyorlar. Karşı koyacak siyasal, ekonomik gücümüz yok.
Düşüncelere dalıyorum yine. Hayat o kadar çabuk geçiyor ki ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz, yapmamız gerekenleri yapmıyoruz. Her şey geçip gidiyor hayatı ucundan tutup yakalayamıyoruz. Hayko Cepkin’in sözleri geliyor aklıma; “Her şey dün gibi inan gelir geçer, bilemezsek kıymeti hayat bizi içer”…
Tarih: 18.11.2007 | Saat: 00.28 | Utku Gürakar
wasowsky
Kasım 18th, 2007 18:21
“Küçük bedenlere büyük sevdalar
sığdıramıyorum ne zamandır..
Gelsen şimdi,
hırçınlığıma üzülürsün belki,
sessizliğime ağlarsın..
Hiçbir şey eskisi gibi değil malesef..”
Aylin
Kasım 22nd, 2007 13:41
Bu şiir senin için…
GÜMÜŞTEN GÖKYÜZÜ
hep yanlış zamanlarda,
yanlış mekanlarda kırılmış,
camdan hayallerin…
üzgünüm
elbet bir sonu var diyemem bu bekleyişlerin..
korktuğunu belli etmemek için bu hıncın..
yalnızlığın senin asıl savunmasızlığın..
kaç şimdi kendinden,
bakma aynalara,
bulabildiğin en kuytu köşeye at geçmişi…
nereye ait olduğunu bilmeden,
bir kaç satıra sığdırmaya çalışırken çaresizliğini,
üzgünüm sonunda biri anlayacak diyemem
kadir kıymet bildiğini…
o şehirler ki boğazında kördüğüm
şu gümüşten gökyüzü.
sırtını dönsen işkence,
kalbin yitirmiş kafesini,
bir zamanlar sevmiştim diye düşününce…
al git şimdi sırt çantanı,
koyacak ne kaldı bilmem,
varsa yoksa hüzün.
üzgünüm yüreğim
tebessüm edecek diyemem bir gün yüzün…
Yazarı; Karanlık Kalem