Eli kanlı krallar, köşeleri tutanlar… Kötü ve ucuz bir film gibi…
Basında, tarikat lideri Fethullah Gülen’in sığındığı ABD’den dönüp dönmeyeceği hakkındaki haberlerden geçilmiyor.
Pensilvanya’daki mahkemenin yargıcı davada sunulan belgelerin inandırıcı nitelikte olmadığını öne sürerek irdeleyici açıklamasıyla Feto’nun Yeşil Kart başvurusunu reddetti.
Yargıç gerekçesinde; “Gülen’in olağanüstü yetenekli kategorisinde Yeşil Kart alabilmesi için ulusal ve uluslararası kapsamda mesleğinde en üst düzeye yükselmiş olması gerekir. Kendisi din adamıdır, ancak karşımıza eğitimci olarak çıkmıştır” diyor. Gülen’in “akademisyenlikten çok uzak olduğunu ve akademisyenlere para ödeyerek kendi sponsorluğunda konferanslar düzenleyerek hakkında ve hareketi ile ilgili yazılar yazdırdığını” belirtiyor; “Kendi çalışmalarını finanse etmek davacıyı akademisyen yapmaz” diyor. Mahkeme ilkokul mezunu birinin bilim adamı olamayacağına karar veriyor.
Fethullah Gülen’in Yeşil Kart alması için mahkemeye referans mektubu yazanlar arasında Yunan asıllı CIA’den emekli analiz ve yapım direktörü ve CIA’in Balkanlar uzmanı da olan George Fidas, eski CIA ajanı ve CIA’in Türkiye’deki olayları araştıran adamı olarak bilinen Graham Fuller, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz, Ortodoks rahip Aleksander Karluços ve daha birçok kişi var.
ABD yargısı Gülen cemaatinin finansal kaynaklarını da açıklıyor; Suudi Arabistan, İran, Türkiye, CIA… ABD’deki savcılık, “Yıllık gelirinin yüzde 10 ve yüzde 70 arasındaki payını Gülen hareketine bağışladığını itiraf eden işadamları olduğunu, bu rakamların kişi başına 20 bin ile 300 bin dolar arasında değiştiğini, İstanbul’daki bir işadamının Gülen hareketine yılda 4-5 milyon dolar bağışladığını” öne sürüyor.
Türkiye’de yadsınan, Gülen medyasının saldırıları karşısında değer yitiren gerçeklerin hepsi ABD’de dosyalara girdi.
Türkiye’de Yargıtay Ceza Genel Kurulu hocaefendi’yi “terör bağlantılı suçlu oluşuna ilişkin kanıt bulunamadığı için” akladı. Laikliğe aykırı irticai davranışları her an yargıda gündeme gelebilir.
Dolarlar yeşil yeşil… CIA’in eski uzmanları da yanında. Dünya’nın 100 düşünürü arasında birinci seçilmek de kolay değil!
İngiltere’de yayınlanan Prospect ve Amerikan Foreign Policy dergilerinin düzenledikleri dünyanın 100 düşünürünü belirlemek amacıyla yapılan internet anketinde Fethullah Gülen’in birinci olması dergicileri şaşırtmış. Prospect’in yazı işleri müdürü Guardian gazetesine şunları söylemiş: “Adını sanını duymadığımız bir insanı bir numaralı düşünür yaparken, ne kadar gülünç duruma düştüğümüzü anladık. Meğerse Gülen’in gazetesi Zaman, yandaşlarına oylamayı tıklatıp bu sonucu yaratmış”. Orhan Pamuk ise, muhteremin yandaşlarınca dördüncü yapılmasına üzülmüştür. İkinci olması gerekmez miydi?
Fethullahçıların tarikat yurtlarında kalan öğrencilere, Hocaefendi Amerika’da yaşıyor, sağlığı çok kötü palavrası atılır. Unutkanlıkla mücadele ediyor, kalbi zaman zaman tekliyor, şekeri yükseliyor… Şimdi onu ülkemizin modern hastanelerine bekliyoruz. Hastanelerimizin ABD’dekilerden ne eksiği var?
Hiçbir şeriatçı güç Türkiye’yi ortaçağın karanlığına sürükleyemeyecektir.
Unutma! Cumhuriyetimiz sonsuza dek yaşayacaktır.
Tarih: 28.06.2008 | Saat: 18.15 | Utku Gürakar
Karaca
Ekim 5th, 2008 16:52
Irak’ta bir buçuk milyon Müslüman ABD işgalinde öldürülmüş ve öldürülmeye devam ediyor. Binlerce çocuk ölüyor. Irak’ta yıkılmadık cami kalmadı. Bu olanlara hiç ses seda yok. Fethullah Gülen ve cemaati ABD’de Amerikan istihbaratına hizmetteler. Bir yandan Müslümanlara ihanet bir yandan Türkiye’ye ihanet… Müslümanların öldürülmesine karşı duyarsızlık hâkim kılınmış. Bu kadar kalpsiz mi olduk? Bu kadar Allahsız mı olduk? İnsanlarımız, kişisel çıkarlar peşinde olanlar ile dünyayı yönetme sevdasında olan PKK destekçisi ABD’nin hizmetine verilmiş. Bunun adı ne? Müslümanlara ihanet için işbirliği… Türkiye’deki Nakşibendî dergâhları çürümüşlük içindeler. Oysa bunlar 400 yıldır içerilerinden zeki, bilgili, tasavvuf bilen insanlar çıkardılar. Tasavvuf ve tarikat sistemi günümüzde çürüdü, bitti. Bu ihanetler hak yolu arayan, hoşgörüyü adet edinen, iyi insan olma ve Allah’a ulaşma yolunda ilerleyen cemaati yok etti. Gönül ehli insanlar kalmadı. Fethullah Gülen ve onun gibiler, Müslümanlara ihanet eden, yolsuzluk içinde yüzen, halkı yoksullaştırıp kendi ceplerini dolduran, paraya tapan insanlar haline geldi. Üstün bir insan olmak için AKP’li olmak gerekmez. Bizi o yönetir bu yönetir hiç fark etmez. Ahlaklı olan yönetsin yeter. Bunların yaptıklarının zararı Müslüman toplumadır. Adam kayırmalar, hısımlarının yaptıklarını görmezden gelmeler, hile ile kendini haklı çıkarmalar, suçsuz insanlara iftiralar savurmalar, yasalarla vatanı satmalar… Bunlar hangi ahlaka uyar? Birileri bunlara Kur’an-ı Kerim’in özündeki iyi ahlakı anlatmalı ve bu ahlakı benimsetmeli. Yüce Allah’ı kullanarak insanları aldatan, bu ahlakı çürümüş insanlardan uzak durmalı, yalanlarına inanmamalı. Gözlerini kapayıp körler gibi bunların kuyruğuna bağlanılmamalı. Taraflı olmayı bırakmalı. Durup kendini eleştirmeli, ölçüp tartmalı… Allah’ı ve insanları seviyorsan temiz olacaksın, temiz. Fethullah Hoca’nın tüm kasetlerini izledim; hoca kasetlerinde ağlar, sızlar. Cemaatin içindekilerin dini bilgisi zayıftır, onları bu kasetlerle kandırmak kolaydır. Bunlara kanmayın. Kuran’daki ilk emir nedir? Oku. Kur’an-ı okuyun, fakat anlayarak okuyun. Hak yol ondadır. Allah’a şirk koşanların peşinden giderek Allah’a, İslam’a, halkına, milletine ihanet etme. Yapma Salebe! Yapma!