<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/rss2full.xsl" type="text/xsl" media="screen"?><?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css" type="text/css" media="screen"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>UtQweb.com - BLOG</title>
	
	<link>http://www.utqweb.com/blog</link>
	<description>Eli kanlı krallar, köşeleri tutanlar... Kötü ve ucuz bir film gibi...</description>
	<pubDate>Sun, 16 Nov 2008 17:53:14 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
	<language>en</language>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/utqweb-blog" type="application/rss+xml" /><feedburner:emailServiceId>1399804</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname>http://www.feedburner.com</feedburner:feedburnerHostname><item>
		<title>Spam Üzerine</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/utqweb-blog/~3/454970219/</link>
		<comments>http://www.utqweb.com/blog/2008/11/16/spam-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2008 15:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Utku Gürakar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilgisayar-İnternet-Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[aol]]></category>

		<category><![CDATA[bcc]]></category>

		<category><![CDATA[dodgeit]]></category>

		<category><![CDATA[spam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.utqweb.com/blog/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[
Spam, internet üzerinde aynı mesajın yüksek sayıdaki kopyasının, bu tip bir mesajı alma talebinde bulunmamış kişilere, zorlayıcı nitelikte ve genellikle ticari amaca yönelik olarak gönderilmesidir. Spam mesajlarla e-posta adreslerimizde sıklıkla karşılıyoruz. Ancak, günümüzde spam yollayan otomatik sistemler forum, blog ve ziyaret defteri gibi hazır sistemleri daha önceden tanımlayarak bu sistemleri sürekli olarak reklam içerikli ileti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.utqweb.com/blog/wp-content/themes/dilectio/utq/spam.jpg" alt="" width="400" height="78" /></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">Spam, internet üzerinde aynı mesajın yüksek sayıdaki kopyasının, bu tip bir mesajı alma talebinde bulunmamış kişilere, zorlayıcı nitelikte ve genellikle ticari amaca yönelik olarak gönderilmesidir. Spam mesajlarla e-posta adreslerimizde sıklıkla karşılıyoruz. Ancak, günümüzde spam yollayan otomatik sistemler forum, blog ve ziyaret defteri gibi hazır sistemleri daha önceden tanımlayarak bu sistemleri sürekli olarak reklam içerikli ileti yağmuruna tutmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">Spam çeşitli türlere ayrılmaktadır;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">E-posta yolu ile gönderilen spam türlerinden ticari içerikli olan UCE (Unsolicited Commercial e-mail / Talep Edilmemiş Ticari e-posta), içeriğinin mutlaka ticari olması gerekmeyen UBE (Unsolicited Bulk e-mail / Talep Edilmemiş Kitlesel e-posta), bir diğer sık rastlanılan e-posta spam tipi ise MMF (Make Money Fast / Kolay Para Kazanın)<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>iletileridir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">E-mail şeklindeki spam, alıcıların göndericiden çok daha fazla masraf yapmasını gerektiren bir özelliğe sahiptir. Bir örnekle açıklamak gerekirse, AOL (America Online) mahkeme kararıyla durdurulana kadar Cyber Promotions kuruluşundan günde 1.8 milyon spam iletisi aldığını belirtmiştir. Tipik bir kullanıcının bir spam mailini almak, tespit etmek ve silmek için sadece 10 saniye harcadığı düşünülse bile, bu AOL tarafından karşılanması gereken ve sadece spam maillerin silinmesi için harcanan 5,000 saatlik bağlantı anlamına gelmektedir. Buna karşılık T1 hattı kullanan spam kaynağı bunun için günde sadece $100 mertebesinde bir ücret ödemektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">Spam mesajların önlenmesi açısından gerek sistem yöneticilerinin gerekse internet kullanıcıların alabilecekleri bir dizi önlem vardır:<span id="more-122"></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">1- Eğer gelen mailin spam olduğunu düşünüyorsanız (genellikle yabancı dilde gelen mailler spamdir) o maili açmadan siliniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">2- Kullandığınız e-mail servisindeki spam maili engelle gibi işlemleri uygulayınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">3- Aldığınız spam maile hiçbir şekilde cevap yazmayınız. Eğer cevap yazarsanız, mail adresinizin aktif olarak kullanıldığı konusunda karşı taraf bilgilendirilecek ve daha fazla spam mail almanıza neden olacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">4- Mümkünse aldığınız ileti konusunda ilgili sistemin yöneticisini bilgilendirin, Spam iletisinin hangi servis sağlayıcıdan geldiğini bulmak için mesaj seçeneklerinden “Full Header”, “Tam Başlık” seçeneğini seçmeniz, gelen detaylı görüntüde, “From:” ile başlayan satırın üzerindeki ilk “Received:” satırına bakmanız yeterlidir. Sistem yöneticisi ile bağlantıya geçerken mesajın bu açık halini de iletiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">5- Sürekli olarak kullandığınız e-posta adresini spam mail yollayabileceğini düşündüğünüz sitelere kayıt olurken kullanmayınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">6- Mail adresinize gelen zincir mailleri başkalarına da göndererek bu mail zincirlerinin bir parçası olmayın.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">7- Eğer toplu olarak mail yolluyorsanız ve mail yolladığınız bir kişinin mail attığınız diğer mail adreslerini görmesini istemiyorsanız; BCC (Blind Carbon Copy)’yi kullanarak mail atınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">8- Gereksiz mail listelerine kayıt olmayınız ve kayıt olduğunuz mail listesinden istediğiniz zaman çıkıp çıkamayacağınıza bakınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">9- Gelen ek dosyalı spam mailleri açmayınız. Açtığınız takdirde bu tür mailler kendisini mail listenizde kayıtlı olan tüm mail adreslerine otomatik olarak yollamaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">Çok fazla önemsemediğiniz bir kere kullandıktan sonra bir daha uğramayacağınız bir siteye üye oluyorsanız; ücretsiz ve hızlı olarak mail sahibi olabileceğiniz dodgeit.com size yardımcı olacaktır. Bu siteden girip mail adresinizi alın ve isminiz@dodgeit.com adresini forumdaki (ya da mail adresinizi isteyen sitedeki) gerekli alana yazın, daha sonra dodgeit.com adresine bağlanın ve verdiğiniz mail adresini kutuya yazarak check mail seçeneğine tıklayın. Site tarafından gönderilen aktivasyon maili oralarda bir yerde olmalı. Aklınızda tutmanız gereken herhangi bir şifre olmaması dodgeit mail servisinin bir avantajı ancak diğer kullanıcıların da sizin posta kutunuzu görebilmesi servisin en büyük dezavantajı (küçük bir bağış karşılığında posta kutunuza şifre koyabiliyorsunuz). Çok fazla önem vermediğiniz bir kere kullandıktan sonra bir daha uğramayacağınız bir siteye üye oluyorsanız dodgeit.com kesinlikle iyi bir seçenek.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="mso-fareast-font-family: Batang;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Spam kavramının hukuksal bir zemine oturtulması konusunda kimi ülkeler, direkt olarak yasaklama yoluna gitmiş, kimi ülkelerde ise, (ülkemizde olduğu gibi) konuya ilişkin yasal bir düzenleme yapılmamıştır. Türk Hukuku’nda, konuya ilişkin vasıflandırma şimdilik bilimsel makaleler düzeyinde kendine yer edinmiş olmasına karşın hâlihazırda hukuk tekniği açısından genele hâkim olan bir tanımlama yapılamamıştır. Spam’ı yasaklayan ya da düzenleyen bir kanun hükmü olmadığı sürece spam, hayatımızın bir parçası olarak kalmaya devam edecektir.</span></span></span></p>
<div></div>
<p><span style="font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;; mso-fareast-font-family: Batang; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Tarih: 16.11.2008 | Saat: 17.15 | Utku Gürakar.</strong></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.utqweb.com/blog/2008/11/16/spam-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.utqweb.com/blog/2008/11/16/spam-uzerine/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Türkçe Rap Tarihi</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/utqweb-blog/~3/440099477/</link>
		<comments>http://www.utqweb.com/blog/2008/11/02/turkce-rap-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 15:42:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Utku Gürakar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>

		<category><![CDATA[almanya]]></category>

		<category><![CDATA[alper a.]]></category>

		<category><![CDATA[ayben]]></category>

		<category><![CDATA[aziza a]]></category>

		<category><![CDATA[azra]]></category>

		<category><![CDATA[barikat]]></category>

		<category><![CDATA[bektaş ve sırtlan]]></category>

		<category><![CDATA[boe b]]></category>

		<category><![CDATA[c-it]]></category>

		<category><![CDATA[cartel]]></category>

		<category><![CDATA[cash flow]]></category>

		<category><![CDATA[ceza]]></category>

		<category><![CDATA[cinayi şebeke]]></category>

		<category><![CDATA[dcp]]></category>

		<category><![CDATA[dj mahmut]]></category>

		<category><![CDATA[dr. fuchs]]></category>

		<category><![CDATA[eko fresh]]></category>

		<category><![CDATA[erci e.]]></category>

		<category><![CDATA[fresh b]]></category>

		<category><![CDATA[fuat]]></category>

		<category><![CDATA[hedef 12]]></category>

		<category><![CDATA[islamic force]]></category>

		<category><![CDATA[killa hakan]]></category>

		<category><![CDATA[king size terror]]></category>

		<category><![CDATA[kolera]]></category>

		<category><![CDATA[maho b]]></category>

		<category><![CDATA[mode xl]]></category>

		<category><![CDATA[nefret]]></category>

		<category><![CDATA[ogeday]]></category>

		<category><![CDATA[ozzy]]></category>

		<category><![CDATA[s2k]]></category>

		<category><![CDATA[sagopa kajmer]]></category>

		<category><![CDATA[seyit]]></category>

		<category><![CDATA[silahsız kuvvet]]></category>

		<category><![CDATA[sirhot]]></category>

		<category><![CDATA[statik]]></category>

		<category><![CDATA[sultana]]></category>

		<category><![CDATA[susturucu]]></category>

		<category><![CDATA[türkçe rap tarihi]]></category>

		<category><![CDATA[turbo]]></category>

		<category><![CDATA[yener]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.utqweb.com/blog/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[
1995 yılındaki bir anda parlayıp sonradan sönen Cartel olayını saymazsak, rap müzik Türkiye’de son üç dört yıl hariç, hiçbir zaman büyük kitlelerin karşısına çıkmadı. Ama rap, 90’lı yılların başından itibaren Türkiye’ye, özellikle Almanya’da yaşayan gurbetçilerin çocukları üzerinden girmeye başlamıştı bile. Bu yazıda Türkçe rap’in hikâyesini sizlerle paylaşacağım&#8230;

Öncelikle herkesin merak ettiği bir soruyla başlayalım. Yasal olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.utqweb.com/blog/wp-content/themes/dilectio/utq/trraptarih.jpg" alt="" width="400" height="300" /></p>
<p class="MsoNormal">1995 yılındaki bir anda parlayıp sonradan sönen Cartel olayını saymazsak, rap müzik Türkiye’de son üç dört yıl hariç, hiçbir zaman büyük kitlelerin karşısına çıkmadı. Ama rap, 90’lı yılların başından itibaren Türkiye’ye, özellikle Almanya’da yaşayan gurbetçilerin çocukları üzerinden girmeye başlamıştı bile. Bu yazıda Türkçe rap’in hikâyesini sizlerle paylaşacağım&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Öncelikle herkesin merak ettiği bir soruyla başlayalım. Yasal olarak piyasaya çıkan ilk Türkçe sözlü rap parçası neydi ve kime aitti? Cevap, King Size Terror grubunun 1991 tarihli ‘The Word is Subversion’ albümünde yer alan ‘Bir Yabancının Hayatı’ adlı şarkı. Parça, Almanya’da yaşayan Türklerin sorunlarını anlatıyordu. Albümünün genelinde yabancı düşmanlığına ve Almanya’da uygulanan hatalı politikalara karşı bir duruş vardı. Parçayı Karakan grubundan tanıdığımız Alper A. yazmıştı. King Size Terror adıyla Almanya’nın Nürnberg şehrinde müzik yaşamını sürdüren Alper A. başlarda hep İngilizce sözler yazmış, ‘Bir Yabancının Hayatı’ ile Türkçeye geçiş yapmıştı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">1994’te Frankfurt’un sayılı yeraltı gruplarından sayılan Asiatic Warriors ‘Told Ya’ isimli ilk albümünü yayımladı. Hem plak, hem CD olarak yayımlanan albümde yer alan ‘Life is a Fight’, Türkçe rap tarihinin önemli parçalarından oldu. Çünkü parçada daha sonra İntikam grubunu kuran MC’lerden Savaş, Türkçe bir bölüm söyledi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">1994 yılında Almanya’nın Wiesbaden şehrinden Micforce adlı grup ‘Britkore’ diye tanımlanan, özellikle Public Enemy’nin yolundan giden İngiliz gruplarının yaptığı türe yakın parçalar piyasaya sürdü. ‘Fuck You Skin’ adlı single şarkıları ile dikkatleri üzerine çeken grup, daha sonra ‘It Ain’t Over’ isimli EP’lerinde yer alan ‘Selam’ ile marş gibi bir işe imza attı. Sözler İngilizce olmasına rağmen aralarda Türkçe kelime ve cümlelerin geçmesi yüzünden Micforce şu anda müzik yapmayı bırakmış olsa da bilinen ve beğenilen bir grup oldu.<span id="more-119"></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">1994’te yine bir ilk gerçekleşti ve tamamı Türkçe olan ilk albüm Frankfurt’ta yayımlandı. Kendi plak şirketleri Looptown’ı kuran DJ Mahmut, Volkan T, Murat G ve Kmr ilk albümleri ‘Looptown Presents Turkish Hiphop’ı piyasaya sürdü. Albümdeki 12 parçanın neredeyse hepsi Türkçeydi. Bir Türkçe rap ustası olan DJ Mahmut, tüm parçaların altyapısını hazırladı. Sosyal mesajlar içeren albüm Türkçe rap dünyasının kilometre taşlarındandır.</p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal">Aynı yıl King Size Terror grubu ‘Ultimatum’ isimli albümünü piyasaya sürdü. ‘Defol Dazlak’ ve ‘Cehenneme Hoş Geldin’ adlarını taşıyan iki Türkçe parça, ezilen Türk gençlerinin Almanya’ya verdiği bir mesaj oldu. Bu albümde ilk kez Karakan adıyla da karşılaşıyoruz. Türkçe sözlü rap parçalar ‘King Size Terror Feat. Karakan’ adıyla öne sürülmüştür. Almanya’da Türklerin evlerinin dazlaklar tarafından yakıldığı dönemlerde ‘Defol Dazlak’ Türk gençleri arasında bir marş haline gelmiş, sadece Türk bakkallarında yapılan single satışı ile iyi bir ticari başarı yakalanmıştır.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">1995 yılında Berlin’de Cartel’in temelleri atıldı. Almanya’nın Kiel kentinden eski bir breakdance grubu olan DCP (Cinayi Şebeke), Nürnberg’den Türkçe rap ustaları Karakan ve Berlin’den Erci E. devrim yaratacak proje için bir araya geldi. Cartel, MTV’de yayınlanan bir haber sayesinde Türkiye’de de ismini duyurdu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Kapüşonlu kızgın bakan ‘kan kardeş’ gençler ilk anda garipsense de bir anda medyanın gözdesi haline geldi. Yurtdışında Polygram etiketiyle basılan albümün Türkiye’ye lisanslanmasıyla burada da Cartel çılgınlığı başlamış oldu. Milyona yakın bir satış grafiği çizen Cartel bir anda Türkiye’nin yıldızı oldu. Gazete köşelerine kadar ulaşan yorumlara sebep oldu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">1996’da Türkiye’de yapılmış ilk bandrollü rap albümü çıktı. İşin ilginci bunu Gemlikli bir grubun yapmasıydı. Hedef 12, Ada Müzik’ten ‘Tam İsabet’ isimli albümüyle adını duyurdu. Ardından Almanya’nın Köln şehrinde yaşayan TCA Microphone Mafia da ‘Vendetta’ isimli albümüyle sınırlı bir kitleye seslendi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">1997 yılında Erci E, Cartel’den çıkan ilk solo sanatçı olarak ilk albümü ‘Sohbet’i çıkardı. Kısa bir süre sonra Karakan ‘Al Sana Karakan’ adlı albümünü yayımladı. Albüm, 45 binlik bir satışa ulaştı. Özellikle Erkin Koray sample’lı ‘Yağmur’ parçasına çekilen klip oldukça beğenildi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">1997’de Berlin Kreuzberg’den Islamic Force’un, tamamı Türkçe sözlü ilk albümü ‘Mesaj’ Almanya’da piyasaya sürüldü. Albümde bir de yeni bir yıldız vardı. Killa Hakan gerek sözleri, gerek stili ile bir anda parladı. Temmuz’da Turbo’nun (Statik, S2K) Blue Jean Dergisi için hip-hop sayfaları hazırlamaya başlaması, Türkiye’de rap gruplarının bir araya toplanmasına ön ayak oldu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">1998 yılında piyasa yavaş yavaş canlanmaya başladı. Hedef 12’den Maho B, yanına Ozzy’i de alarak ‘Rapor 2’ isimli grubu kurdu. Rapor 2, o yıllarda bir ilki gerçekleştirerek albümden ‘Çiz’ isimli parçayı single olarak yayımladı. Radical Noise grubu ile yapılan düet, şu ana kadar yapılmış en iyi Türkçe Rap/Rock crossover’ı olarak tarihe geçti. Frankfurt’tan Dj Mahmut ve Murat G ikinci albümleri ‘Garip Dünya’yı piyasaya çıkardı. Albüm, farklı sesiyle eleştirmenlerden tam not almayı başardı. Bu albümden sonra Dj Mahmut, Looptown’ı kapatma kararı aldı ve Murat G ile yollarını ayırdı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Takvim yaprakları 1999’u gösterirken Türkiye’de yeraltı partileri yapılmaya devam ediyordu. Bu partilerde sahne alan grupları Turbo bir araya toparladı ve bir toplama albüm için ilk adımı attı. Bu toplama albüm, Türkçe rap tarihinin ilk ve en büyük toplama albümü olarak bir kilometre taşı oldu. İstanbul’dan Statik, Nefret ve Silahsız Kuvvet&#8230; İzmir’den Yener ve Susturucu. Almanya-Frankfurt’tan Ses grubu albüme parçaları ile katıldılar.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">1999’da Türkçe rap tarihinde bir kilometre taşı olan ‘Yeraltı Operasyonu’ raflardaki yerini aldı. Kod Müzik’ten çıkan ‘Yeraltı Operasyonu’ bir anda Türkçe rap severlerin dilinden düşmez oldu. Bu aynı zamanda Türkçe rap piyasasına birçok grubu kazandıran bir çalışmaydı. Albüm sadece kaset ve CD formatında piyasaya sürüldü. 5000’i aşan bir satıştan sonra albüm tekrar basılmadı ve elden ele kopya olarak dağıldı. Aynı yıl Gemlik’ten albüm bombardımanı devam ediyordu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">2000 yılında büyük plak şirketleri Türkçe rap’in iş yapacağını anladılar. İlk önce Universal’den Fresh B büyük bir tanıtım ile piyasaya sürüldü. ‘Gerçek Kal’ isimli albümüne oldukça güzel bir video klip de çeken Fresh B, Fransız müzik kanalı MCM’de birçok kez yer aldı. Birçok yerli yabancı toplama albümde parçaları ile de yer alan Fresh B, daha sonra sadece Nefret’in albümünde düet bir şarkı ile konuk oldu ve bir daha herhangi bir parça ya da albüm çıkarmadı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Amerika’da yaşayan Sultana, ‘Çerkez Kızı’ isimli çıkış albümü ile bir anda müzik piyasasında bomba etkisi yarattı. İkinci klibi ‘Filosepet’ ile de beğeni toplayan Sultana, İstanbul’un birçok önemli gece mekânında konserler verdi. Ancak ilk klibi ‘Kuşu Kalkmaz’ yasaklandı ve medyanın ilgisinden sıkılıp plak şirketi ile de bazı problemler yaşayınca sessiz sedasız Amerika’ya geri döndü.</p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal">Bu yıllarda ‘Yeraltı Operasyonu’nun izinden giden birçok kişi toplama albümler çıkardı. En önemlisi MC Kanun’un çıkardığı ‘Altın Vuruş’ oldu ve birçok yeni grubun adını duyurmasını sağladı. Maho B, askere gitmeden önce Hedef 12 ekibini tekrar bir araya toplayıp ‘Kral Çıplak’ isimli albümlerini piyasaya sürdü. Albüm çıkışının gecikmesi ve Maho B’nin askere gitmesi yüzünden albüm için hiçbir tanıtım yapılamadı. Türkçe rap tarihini anlamak için dinlenmesi gereken albümlerden biri olan ‘Kral Çıplak’ kemik kitle dışındaki insanlara ulaştırılamadı. 1999 yılının sonuna doğru DJ Mahmut, ‘Türkçe Rap Mixtape’i ilk önce Almanya-Frankfurt’ta piyasaya sürdü.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Yine bu sıralarda Nefret’in ilk albümü olan ‘Meclis-i Ala İstanbul’ çıktı. Yeraltı Operasyonu’ndaki parçaları ile büyük beğeni toplayan Nefret, Dr. Fuchs ve Ceza’dan oluşuyordu. Daha albümleri çıkmadan Türkiye’nin her yerinde sahne almışlardı. Konserlerde bütün parçaları seyircileri tarafından ezberlenmiş, oldukça büyük bir kitleleri oluşmuştu. İlk albümlerinde DJ Mahmut’tan da destek alan grup oldukça iyi bir çıkış yaptı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Hemen akabinde ise Yeraltı Operasyonu sayesinde sesini duyuran Silahsız Kuvvet, çıkış albümü olan ‘Sözlerim Silahım’ı piyasaya çıkardı. İzmir’den Yener bu yıllarda bir plak şirketi ile anlaşma imzalayıp yeni albümünü plak şirketine teslim etti. Albüm için bir de video klip çekildi. Kapak tasarımlarına kadar her şeyi hazırlanan albüm, plak şirketinin iç problemleri yüzünden basılmasına rağmen dağıtılmadı. Bu yılın en acı olayı, efsane Türk MC’lerinden Boe B’nin 2000 yılında Berlin’de hayata veda etmesiydi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">2001 yılının en önemli olayı, DJ Mahmut tarafından planlanan, Nürnberg ayağının Kan Ve Ter grubu, Berlin ayağının ise Islamic Force tarafından yapıldığı ‘Turkish Hiphop Movement’ isimli konserler serisidir. İlk ayağı 27 Ekim 2001’de Nürnberg’te yapılan büyük konserde Karakan uzun yıllardan sonra ilk kez kardeşi Suikast (Alkım) ile sahne aldı. Bu konserlerin hepsine Türkiye’den sadece Statik katıldı. En büyük katılımın olduğu Nürnberg’te sırasıyla şu gruplar sahne aldı; Gölge, Realite Gurbetçi, Bomba, Digital Karma Crew, Hi-Rocks, Steryo C.E.M feat Volkan Bekar, Dj B-Fun, Fuat feat. Stress Sırtlan, İfade, Statik, De Lee Khan, Kan Ve Ter, Sindikat, Lisanz, Sihir, Suikast ve Karakan. Ayrıca DJ Mahmut, DJ Yesta ve DJ Templer DJ bölümünde plakları çevirenlerdi. 28 Ekim’de Frankfurt ayağı yapılan konserde ise Berlin’den Killa Hakan (Islamic Force), Sırtlan, Azra, Volkan ve Fuat, Köln’den Microphone Mafia, Mc Spawn, Steryo C.E.M, Statik ve Kan Ve Ter sahne aldı. 3 Kasım’da ise Berlin’de yapılan konserde Islamic Force gövde gösterisi yaptı ve mükemmel bir konser verdi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Ayrıca Digital Karma Crew, Steryo C.E.M ve Statik de Berlin’de konser verdi. DJ’lerde ise Mahmut, Yesta, Templer ve De’Bas izleyiciler için mükemmel bir şov hazırladı. Daha önce ‘Hassickdir’ adlı yeraltı albümünü piyasaya süren ve kendi çabası ile dağıtan Fuat, 2001 yılında ‘Hassickdir? II’ isimli ilk yasal albümünü Ypsilon Music’ten çıkardı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">2001’de Nefret boş durmayarak ikinci albümleri olan ‘Anahtar’ı piyasaya sürdü. Albümde Sirhot, Erci E, Bektaş ve Fresh B gibi isimler featuring’leri ile katıldılar.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Ayrıca Yeraltı Operasyonu serisinin ikincisi Universal’den piyasaya sürüldü. Bu sefer yeni çıkan grupların dışında bu toplama albümün başka bir görevi daha ortaya çıktı. Yurtdışında tanınan fakat Türkiye’de daha albüm ve parça çıkarmamış grup ya da MC’lerin parçaları da bu toplama albümde yer aldı. Volkan &amp; Mr. L, Killa Hakan, Sırtlan, Gekko ve Sultan Tunç bu isimlerdendi. Bu albüm sayesinde Türkçe rap piyasası Emir (Speedy Flow), Darağacı, Tatbikat, Karakalp ve Hakan MC gibi sanatçıları tanımış oldu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Aynı yıl Berlinli bayan MC’miz Aziza A’nın Türkiye’deki ilk çıkış albümü ‘Kendi Dünyam’ Doublemoon etiketiyle piyasaya çıktı. Rap sesine uzak kalan bu çalışma, Türkçe rap dinleyicileri tarafından pek beğenilmedi. Tanıtım konserleri döneminde yağan şiddetli kar yüzünden Aziza’nın birçok konseri iptal edildi ve iyi bir tanıtım yapılamadı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">2002 yılı toplama albümlerin yılı oldu. ‘Digitalmix Compilation 1’, ‘Türk Rap Üssü’, ‘Hiphop Menü 2’ ve ‘Underaposse’ isimli albümler yeraltındaki grupların tanıtımında büyük rol oynadı. Yılın en önemli toplama albümü Universal Müzik’ten çıkan ‘Yeraltı Operasyonu 2’ oldu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">2002 yılında, daha önce iki albümü bulunan Umut Ertek, Master Of Türkrap’ten tanıdığımız DJ Ergün destekli ‘Acımasız Dünya’ isimli albümünü çıkardı. Önceki çalışmalarına göre daha iyi olan albüm, Ertek’e birçok ilde konser verme fırsatı yarattı. Aynı dönemde İstanbul’da birçok yeraltı partide sahne alan Sözlü Taarruz ve RAK Sabotaj grupları birleşerek Ondaon adlı grubu kurdular. Çıkış albümleri olan ‘Nakavt!’ ise Zihni Müzik tarafından piyasaya sürüldü.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Değişim geçiren bir başka oluşum ise artık Sagopa Kajmer adıyla anılacak olan Silahsız Kuvvet’ti. Silahsız Kuvvet internette yayınladığı bol küfürlü parçalarını sansürleyerek aynı isimli Sagopa Kajmer albümünü çıkardı. Askerden dönen Maho B vatani görevini yaparken bile boş durmamış sözler yazmış, yeni parçalar hazırlamıştı. 2002 yılında ilk solo çıkışı olan ‘Hedef 12, Rapor 2 ve Şimdi!’ adlı albümü Zihni Müzik’ten piyasaya çıktı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Ancak yılın en çok konuşulan albümü, Dr Fuchs’un askere gitmesi ile yalnız kalan Ceza’nın ilk solo albümü ‘Medcezir’ oldu. Albümün aynı adlı çıkış parçasına çekilen video klip ile Ceza bir anda Türkiye’nin rap yıldızı haline geldi. Söyleme stili ve hızı, rap müziğe yabancı olan kitlelerin de dikkatini çekince, birçok büyük festival ve yurtdışı konserinde sahne aldı.</p>
<p class="MsoNormal">Bu durum gelecekte Ceza’nın daha iyi işler yapacağının da göstergesi gibiydi.</p>
<p class="MsoNormal">Hayranlarına artık ‘Medcezir’ albümü yetmemeye başlamıştı. Konserlerinde devamlı yeni parçalar ile çıkan Ceza bir sonraki albümü hakkında da sinyaller vermeye başladı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Yılsonuna doğru bir başka başarılı rapper Sirhot eski çalışmalarını Narcotic adı altında topladı ve ‘Beyaz Karanlık’ albümünü piyasaya sürdü.</p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal">Silahsız Kuvvet ‘İhtiyar Heyeti’ isimli albümünü çıkardı. 2003’ün başında, uzunca bir süre partilerde sahne alan ve konserler veren Lewo, ‘Hani Nerdeler’ adlı albümünü çıkardı. Toplama albümlerde ise Umut Ertek’in projesi olan ‘Hiphopoloji’, Uğur Özer Müzik’ten piyasaya sürüldü. Ağırlıklı olarak İzmir’li grupların yer aldığı toplama, kapağı yüzünden tartışmalar yarattı. Almanya’da aktif müzik hayatını sürdüren Sultan Tunç nihayet Arma Müzik’ten ‘Saygı Değer Şarkılar’ isimli albümünü yayınladı. Albümünden iki parçaya video klip çeken Sultan Tunç özellikle ‘Hababam’ adlı parçası ile gündeme geldi ve Savaş Ay’ın A-Takımı programında mankenlerle girdiği polemik yüzünden magazin basınında da adını duyurdu. 2003 yılının en ilginç olaylarından birisi de DJ Mahmut’un daha önce Almanya’da çıkardığı Mixtape’ini Türkiye’de bir daha piyasaya sürmesiydi. Hammer müzik ile Ceza ve Fuchs’un vokalleri yüzünden sorun yaşayan DJ Mahmut bu kısımları albümden çıkartıp mixtape’in farklı bir versiyonunu Kod Müzik etiketiyle yayınladı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Ankara ise bu yıl boş durmadı. Mode XL grubu ‘Altın Jak’ isimli albümlerini piyasaya sürdü. Ama albüm için gereken tanıtım yapılmadı ve bu albüm de yeteri kadar sesini duyuramadan ortadan kalktı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Bu esnada Berlin’den Killa Hakan ve Fuat’ın ortak projesi ‘Rapüstad’ Almanya’da piyasaya sürüldü. Türkiye ve Almanya’da müzik hayatlarını sürdüren MC’lerin buluştuğu bir projeydi ‘Rapüstad’. Albümden ‘Yürekten Gelen’ adlı parçaya da bir video klip çekildi. Albüm beklenen ilgiyi görmedi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Bu dönemde rap gittikçe güncel hayatın içine giriyor ve özellikle reklamlar aracılığı ile büyük kitlelere ulaşıyordu. Aria Extra Card reklamlarında söylediği Rap’lerle bir anda plak şirketlerinin ilgisini çeken Ogeday, ‘Rapturka’ isimli albümünü Ulus Müzik’ten piyasaya sürdü. Çekilen video klipler oldukça beğenildi ve Ogeday Kral TV’nin listelerine girdi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Almanya’dan 5 Karış grubu ise ilk çıkışını Türkiye’de gerçekleştirerek ‘Buna Alış’ isimli albümlerini Hammer Müzik’ten piyasaya sürdü.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Barikat 2003 yılında da boş durmayarak ‘Hava Toprak Su ve Ateş’ isimli albümlerini EMI’den çıkardı. ‘F Tipi Dünya’ parçalarına çektikleri video klip ile birçok haber bültenine konuk oldular. Albümde en çok dikkati çeken düetler ise kuşkusuz Şahsenem ve Erol Büyükburç’la yapılanlar olmuştu. Daha sonra grup Şahsenem ile yaptıkları ‘Geceler Günlerimi Gömer’ parçasına da bir video klip çekti.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">2004 yılında Rap-Star diye bir kavramın ortaya çıkışı, Ceza’nın pop-star’lar ile düet yapmasıyla başladı. Ceza, önce Candan Erçetin’in ‘Şehir’ parçasında başarılı bir performans sergiledi, sonra da Burcu Güneş’in ‘Sahilde’ parçası ile boy gösterdi. Rap’in kalabalık kitleler tarafından benimsenmesi bu yıl gerçekleşti. Yeraltından seslerini duyurmaya çalışan ve düzenli yer bulamayan Türkçe rap grupları, yavaş yavaş medyanın gündemine gelmeye başladılar. Bunda en büyük pay, kuşkusuz Ceza’nın yıl içinde yayınlanan ‘Rapstar’ adlı solo albümüydü. Hammer müzik etiketiyle piyasaya sürülen albüm öncesinde Ceza katıldığı festivaller ve Türkiye’nin neredeyse her yerinde verdiği konserlerle adını duyurmuştu. ‘Rapstar’ albümü beklenen çıkışı yakaladı ve 80.000’e yaklaşan bir satışa ulaştı. Albümün tanıtım döneminde verilen konserlerde Fuat ve Ceza’nın kardeşi Ayben’in desteğini de unutmamak gerekir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Türkiye tam Rapstar’ına kavuştu derken, Ceza vatani görevini yapmak için müzik piyasasından çekildi. Askerliğini yapan ve uzun bir dönem piyasada görünmeyen Dr. Fuchs ise aynı günlerde askerden döner dönmez albüm çalışmalarına başladı. Herkes Fuchs askerden gelince Ceza ile birlikte Nefret’in üçüncü albümünü çıkarır diye düşünse de, ‘Rapstar’ın çıkması ve Fuchs’un solo albüm yapmak istemesi yüzünden proje ertelendi. Dr Fuchs ‘Nefret’teki kimliğinden farklı bir çalışma yapmak için ilk önce adının önündeki ‘Dr’ takısını attı. ‘Huzur N Darem’ adlı albümün kaydı ışık hızı ile yapıldı ve albüm Hammer Müzik etiketiyle piyasaya sürüldü. Albüm sonrası ilk röportajını veren Fuchs albümün aceleye geldiğini söyledi. Albümün dördüncü parçası olan ‘Askerden Mektup’ta ise Ceza’ya vefasızlığından ötürü göndermeler yapıyordu. Fuchs albüme Hammer Müzik’in gereken desteği göstermediğini düşündüğü için, 7–8 ay sonra plak şirketinden ayrıldı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">2004 yılının en ilginç olayı ise kuşkusuz Yener’in başına gelenlerdir. Yazımızın daha önceki bölümlerinde bu konuya kısa bir şekilde değinmiştik&#8230; 2001 yılının başında albümünü bitirip Universal ile anlaşan Yener, albümünün çıkmasını beklemeye başlamıştı. Hatta albüm için ‘Liseli Genç’ parçasına video klip bile çekilmişti. Universal Müzik’te baş gösteren olaylar yüzünden şirketin tüm faaliyetleri bir anda durdurulunca Yener, şirketten muhatap olacak hiç kimseyi bulamadı. Uzun bir bekleyişten sonra albümden de umut kesti. Tam üç sene sonra 2004 yılında Universal’ın depolarında Yener’in ‘Sus’ isimli albümü şans eseri bulundu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Medyanın Türkçe rap’e keşfedilmemiş bir hazine gibi yaklaşması, birçok MC’nin ve grubun tekrar gün yüzüne çıkmasını sağladı. Ayben, Ceza konserlerindeki performansı yüzünden birçok dergide yer aldı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Leman dergisinden Melike Acar bir ilke imza atarak Ceza’nın hayat hikâyesini çizgi roman olarak resimledi ve bu hikâye uzun bir süre dergide yayınlandı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Berlin’den Azra, Almanya’nın şu aralar en ünlü rapper’larından Eko Fresh’i yanına alarak ‘Dünya Dönüyor’ isimli albümünü piyasaya sürdü. Albüm Almanya’da iyi bir satışa ulaştı. Daha önce Eko Fresh’in ‘Ich bin jung und brauche das Geld’ isimli albümünde aynı isimli bir parçaya konuk olan Azra, bir anda Almanya’da en çok tanınan MC’ler arasına girdi. Pusula programı için yaptığı parçalarla bir anda dikkatleri üzerine çeken Azra, solo albümünü bitirmek için şu sıralar bütün vaktini stüdyoda geçiriyordu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Ceza’nın ‘Rapstar’ albümünde ‘Buna Dur Dedi General’ adlı parçasının altyapısında imzası olan Anıl Savaş Kılıç, Taşoda adlı bir oluşum bünyesinde Karargah adlı grubun prodüktörlüğünü yaptı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Lecadro grubundan tanıdığımız Mehmet, 2005’te ‘Ülkem’ adlı albümünü piyasaya sürdü.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Tüm bunlar olurken yeraltı da oldukça hareketli. Türkiye’nin dört bir tarafından gruplar durmadan üretiyor. Bunlardan 1997 yılından beri faal rap yaşantısını sürdüren Sabotaj, vatani görevleri yüzünden ara verdiği müziğe yeniden döndü. Underground albümler çıkaran grubun hiçbir yasal albümü olmamasına rağmen bilinirliği oldukça yüksek. Sert söylemleri ve tarzları ile oldukça geniş bir hayran kitlesine sahipler. Cash Flow ekibi ise en çok üretenler arasında. Ankara’dan Basemode ekibinden Salim K (Deli MC) ilk solo albümü olan ‘Keşke’yi bitirdi.</p>
<p class="MsoNormal">Albümün en önemli özelliği Tanzanya’da kaydedilmiş olması. Ayrıca Salim bu albüm için Tanzanya’da üç parçasına video klip de çekti.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Fransa Lyon’da yaşamını sürdüren C-IT (Seyit) ‘Tok Tok’ isimli albümünü Fransa’da piyasaya sürdü ve bu albümden iki parçaya video klip çekti.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Ceza’nın ‘Rapstar’ albümünde yer alan ‘Tamam’ adlı parça aslında 2002 yılında İsveç’te single olarak yayınlandı. Fjarde Varlden isimli İsveçli rap grubuyla yapılan ‘Tamam’ parçası grubun ‘Riktiga Proffs’ adlı single’ında b-side olarak yer aldı. Single hem plak, hem de CD single olarak basıldı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Ayben, Aylin Aslım albümüne konuk MC olarak katıldı ve oldukça güzel bir parça seslendirdi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Yeraltından birçok yetenekli rapper ve grup da yeraltı albümlerini çıkartmaya devam ediyor. Özellikle İstanbul’dan Olympos bünyesinde çalışan Pit10, Pusat ve KMK oldukça başarılı işlere imza atıyor. İzmir’den Cash Flow (DJ Çağdaş ve Volkan), Sabotaj, Duman, YEC, Göçmen, Tetik ve Suicasteam yeraltında en çok üretenler arasında.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Rap&#8217;in soundtrack albümlere girmesinin en son ve en bilinen örneği, Sagopa Kajmer&#8217;in (Silahsız Kuvvet) G.O.R.A. filminin soundtrack albümüne yaptığı &#8216;Al 1&#8242;de Burdan Yak&#8217; parçası oldu. Parça, filmin tanıtımı için kullanıldı ve albümün ilk çıkış parçası olarak özel bir video klip de çekildi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Filmlerdeki Türkçe rap&#8217;ler bununla da sınırlı kalmadı. Ferhan Şensoy&#8217;un başrolünü oynadığı &#8216;Pardon&#8217; adlı filmin soundtrack albümüne Ceza ve Fuat bir parça ile katıldılar. Filmin tanıtımını üstlenen bu parçaya video klip çekildi. Klipte DJ Funky C de yer aldı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">&#8216;O Şimdi Mahkûm&#8217; filminde, &#8216;Rapüstad&#8217; albümünden &#8216;Kırda Hevesler&#8217; isimli parçanın Killa Hakan&#8217;ın söylediği bölümlerinin kullanılması Türk filmleri ve rap başlığı altında unutulmaması gereken ayrıntılardandı. Çok konuşulan filmler arasında olan &#8216;Duvara Karşı&#8217;nın soundtrack albümünde de Sultana&#8217;dan parça kullanıldığını, filmde de Aziza A&#8217;nın gözüktüğünü hatırlatmak gerekir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Aria&#8217;nın Extra Card reklamlarında Hip-Hop&#8217;un tüm elementleri kullanılarak yakalanan başarı bir anda öteki reklamcıların da dikkatini çekti. Bu reklamdan sonra birçok deneme yapıldı ama en çok dikkat çeken reklam Pamela ve Fuat&#8217;ın oynadığı World Card reklamları oldu. Reklamın, Fuat&#8217;ın kitlesi tarafından garip karşılandı. Reklamlarda boy gösteren rapçiler kervanına Ceza&#8217;nın rol aldığı Rocco&#8217;nun reklam kampanyası da katıldı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Daha önce Türkçe rap&#8217;e sırt çeviren radyo istasyonları da, Sultana, Aziza A, Ogeday, Ceza, Erci E gibi isimlerin çıkışlarından sonra Türkçe rap&#8217;e yer verir oldular.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Yıl 2006, Ceza &#8220;Yerli Plaka&#8221; albümünü çıkardı. Albüme çektiği ve albümle aynı adı taşıyan klip çok konuşuldu. Sagopa Kajmer, Kafile albümünü piyasaya sürdü. Bektaş ve Sırtlan “Satırlarımıza Başlamadan” albümünü çıkarttılar.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">2007 yılında Sagopa Kajmer ile Kolera, Nisan sonunda “İkimizi Anlatan Bir Şey” albümünü çıkardılar. Albüm ilk olarak 5.000 özel basım çift CD çıkmış ve çıktığı gün tükenmiştir. Ceza, “Evin Delisi” adlı maxi single albümünü çıkardı.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;;">2008 yılında Sagopa Kajmer’in, “Kötü İnsanları Tanıma Senesi” adlı solo albümü 13 Mart’ta piyasaya sürüldü. Ayben’in merakla beklenen ilk solo albümü “Sensin O” bir senelik bir çalışmanın ardından piyasaya sürüldü. Ceza, Fuchs ve daha nice Türk rap’inin önemli isimleri Ayben’e ilk albümünde destek oldu. Ayben’in albümde seslendirdiği Cem Karaca’nın unutulmaz parçası “Raptiye Rap Rap”da sanatçının oğlu Emrah Karaca düet yaptı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;"><em>-Yazının hazırlanmasında birçok kaynaktan yararlanılmıştır.</em></span></p>
<p><strong>Tarih: 02.11.2008 | Saat: 18.42 | Utku Gürakar</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.utqweb.com/blog/2008/11/02/turkce-rap-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.utqweb.com/blog/2008/11/02/turkce-rap-tarihi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Yalnızlığın Yarattığı İnsan</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/utqweb-blog/~3/425639927/</link>
		<comments>http://www.utqweb.com/blog/2008/10/19/yalnizligin-yarattigi-insan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2008 17:43:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Utku Gürakar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>

		<category><![CDATA[albert einstein]]></category>

		<category><![CDATA[benlik]]></category>

		<category><![CDATA[buddha]]></category>

		<category><![CDATA[hz. isa]]></category>

		<category><![CDATA[hz. muhammed]]></category>

		<category><![CDATA[iç ve dış deneyimler]]></category>

		<category><![CDATA[insan]]></category>

		<category><![CDATA[negatif]]></category>

		<category><![CDATA[pablo picasso]]></category>

		<category><![CDATA[pozitif]]></category>

		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>

		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.utqweb.com/blog/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[
Yalnızlık denilen; his, düşünce ve davranışlarla ilişkili, zihinsel ve psikolojik durumu her insan tanır. Yalnız olmak demek kendini her koşulda yalnız hissetmek demek değildir. Yalnız olmak ve yalnız olduğunu duyumsamak birbirinden oldukça farklı şeylerdir. Yalnız olup da kendini yalnız hissetmemek veya tam tersine birileriyle beraber olup da, kendini yalnız hissetmek alışılagelen şeylerdir. Bu iki olguyu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.utqweb.com/blog/wp-content/themes/dilectio/utq/yalnizlik1.jpg" alt="" width="400" height="266" /><br />
Yalnızlık denilen; his, düşünce ve davranışlarla ilişkili, zihinsel ve psikolojik durumu her insan tanır. Yalnız olmak demek kendini her koşulda yalnız hissetmek demek değildir. Yalnız olmak ve yalnız olduğunu duyumsamak birbirinden oldukça farklı şeylerdir. Yalnız olup da kendini yalnız hissetmemek veya tam tersine birileriyle beraber olup da, kendini yalnız hissetmek alışılagelen şeylerdir. Bu iki olguyu birbirinden ayıran nokta şudur:<span> </span>kendi kendiyle beraber olmaya gereksinim duymak yalnız olmanın pozitif yönü,<span> </span>kendini yalnız hissetmek ise yalnız olmanın negatif yönüdür.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Yalnızlığın ne anlama geldiğini pozitif ve negatif yönüyle bir karşılaştırmaya tabi tutsak birbirinden oldukça farklı sonuçlara ulaşırız. Yalnızlık bir açıdan son derece pozitif bir ruh halini, diğer açıdan ise son derece negatif bir ruh halini yansıtır. Birinde bilinç doruk noktasındadır, diğerinde ise kişinin bilinci huzursuzluk ve çile içindedir, etrafındaki insanlarla arasında sanki bir duvar vardır ve kişi tatmin edici, anlamlı insani ilişkilere uzak kalır.<span> </span>Birçok yalnız insan bundan dolayı kimseye veremediği sevgisini bir kediye veya bir köpeğe yöneltir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Her insan kendi yaşam yolunu kendi ayakkabılarıyla yürür. Hiç kimse hiç kimsenin hayatını devralamaz. Duygularımız ve isteklerimiz için başka birisini vekil tayin etmemiz olanaklı değildir.<span id="more-45"></span> O nedenle günlük yaşamımızda verdiğimiz kararları, hissettiğimiz duyguları başka birilerine havale edemediğimiz için öznel anlamda yalnızlığın ne demek olduğunu biliriz.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Yalnızlık olgusu bazı insanlar için büyük bir esin kaynağı oluşturur. Sanatçılar, yazarlar, şairler, ressamlar ve kültürel değerler yaratan her aydın insan, gürültülü sosyal çevreden kendini uzaklaştırıp daha dingin, kendisiyle baş başa kalabileceği bir ortam yaratır. Yaratıcı düşünceler insanın kendi öz benliğiyle bir arada olmasından doğar. O nedenle yaratımcı etkinlik, kişinin kendi kendini yenilemesi, kendi varlığını benliği tarafından işlemesi demektir. Yalnızlığın ortaya çıkardığı bu iç ve dış değişimi tanınmış ressam Pablo Picasso şu şekilde dile getirir: “Hiçbir şey yalnız olmadan olamaz. Ben kendime öyle bir yalnızlık tercih ettim ki, hiç kimse bunun ne olduğunu bilemez. Yalnız olabilmek çok meşakkatli bir iş; çünkü her yerde saatler var! Siz hiç hayatınızda saati olan bir ermiş gördünüz mü?”</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Gelmiş geçmiş tüm büyük insanlar yalnızlık duygusunu çok değerli bir iç değişim hazinesi olarak görmüşlerdir. Tüm dini liderler, Hz. Muhammed başta olmak üzere, Hz. İsa ve Buddha çölde, mağarada, hiç kimsenin olmadığı yerlerde kendi öz dünyalarına dalarak, büyük gizlere ermişlerdir. Bilim adamı Albert Einstein, siyah perdeleri olan bir odaya kapanır, hiç güneş yüzü görmeden, kimse tarafından rahatsız edilmeden günlerce kafasını meşgul eden problemi çözmek için çalışırmış. Ne zaman kafasındaki sorunu çözerse, tekrar sosyal yaşamına dönermiş.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Bireyin olgunlaşmasını sağlayan, ruha kanat açan iç deneyimlerin gerçekleşebilmesi sadece ve sadece dingin ve sessiz mekânlarda olanaklıdır. Alışılagelen hayatın dışına çıkabilmek, yüksek değerler için hassasiyet sahibi olabilmek, içsel yenilenme yolundan ve yaratımcı yalnızlıktan geçer. Bu da durgun sular gibi sakin olmayı gerekli kılar. Oysa günümüzde yalnız başına kalan insanlar ruhun derinliklerine inmek yerine, alışkanlık haline gelen şeylere sarılır, kendi benliklerinden her geçen gün biraz daha uzaklaşırlar.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>Tarih: 19.10.2008 | Saat: 20.39 | Utku Gürakar</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.utqweb.com/blog/2008/10/19/yalnizligin-yarattigi-insan/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.utqweb.com/blog/2008/10/19/yalnizligin-yarattigi-insan/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Yüzyılın Soygun Hareketi: Deniz Feneri</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/utqweb-blog/~3/395482249/</link>
		<comments>http://www.utqweb.com/blog/2008/09/17/yuzyilin-soygun-hareketi-deniz-feneri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 19:20:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Utku Gürakar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yolsuzluklar]]></category>

		<category><![CDATA[akp]]></category>

		<category><![CDATA[almanya]]></category>

		<category><![CDATA[atlas]]></category>

		<category><![CDATA[aydın doğan]]></category>

		<category><![CDATA[aykut zahid akman]]></category>

		<category><![CDATA[başbakan]]></category>

		<category><![CDATA[bağış]]></category>

		<category><![CDATA[bülent arınç]]></category>

		<category><![CDATA[berlin eyalet meclisi]]></category>

		<category><![CDATA[beyaz holding]]></category>

		<category><![CDATA[deniz feneri derneği]]></category>

		<category><![CDATA[dolandırıcılık]]></category>

		<category><![CDATA[doğan grubu]]></category>

		<category><![CDATA[euro 7]]></category>

		<category><![CDATA[firdevsi ermiş]]></category>

		<category><![CDATA[ismail karahan]]></category>

		<category><![CDATA[kanal 7 int]]></category>

		<category><![CDATA[mehmet gürhan]]></category>

		<category><![CDATA[mehmet taşkan]]></category>

		<category><![CDATA[rapidway]]></category>

		<category><![CDATA[recep tayyip erdoğan]]></category>

		<category><![CDATA[rtük başkanı]]></category>

		<category><![CDATA[savcı lötz]]></category>

		<category><![CDATA[taxi quick]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[tbmm]]></category>

		<category><![CDATA[uğur aslan]]></category>

		<category><![CDATA[weiss handels und investment gmbh]]></category>

		<category><![CDATA[yeni şafak europa]]></category>

		<category><![CDATA[yimpaş holding]]></category>

		<category><![CDATA[zekeriya karaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.utqweb.com/blog/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[
Almanya’daki Deniz Feneri’ne Alman mali polisinin 3 yıl boyunca süren takibinin sonunda 2007 yılının Nisan ayında Frankfurt’ta operasyon yapıldı. Vurgun ortaya çıkınca Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği, Almanya’daki dernekle bağlantısının olmadığı açıklamasına sığındı. Ancak ilişkiler zinciri aradaki bağlantıyı açıkça ortaya koyuyordu.
Türkiye’deki Deniz Feneri’nin doğuşunda Kanal 7’de sunduğu programlar etkili olan Uğur Aslan, Almanya’daki derneğin temellerinin atılmasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.utqweb.com/blog/wp-content/themes/dilectio/utq/denizfeneri.jpg" alt="" width="250" height="375" /></p>
<p>Almanya’daki Deniz Feneri’ne Alman mali polisinin 3 yıl boyunca süren takibinin sonunda 2007 yılının Nisan ayında Frankfurt’ta operasyon yapıldı. Vurgun ortaya çıkınca Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği, Almanya’daki dernekle bağlantısının olmadığı açıklamasına sığındı. Ancak ilişkiler zinciri aradaki bağlantıyı açıkça ortaya koyuyordu.</p>
<p>Türkiye’deki Deniz Feneri’nin doğuşunda Kanal 7’de sunduğu programlar etkili olan Uğur Aslan, Almanya’daki derneğin temellerinin atılmasında da boy gösteriyor, televizyonda halkı bağış yapması için yüreklendiriyordu. Almanya’daki Deniz Feneri Derneği de bu kanalın Almanya’da yayın yapan kuruluşu Kanal 7 INT (Euro 7) ile aynı binayı paylaşıyor, mekân ve yönetim bakımından iç içe bulunuyorlardı. Tutuklu sanık Mehmet Gürhan hem Almanya Deniz Feneri’nin hem Kanal 7 INT’in genel müdürüydü. Almanya’daki Deniz Feneri Derneği’nin reklamları da Türkiye’deki Deniz Feneri tarafından hazırlanıyordu. Reklam pastasından en büyük payı ise Kanal 7 televizyonu alıyordu.<span id="more-40"></span></p>
<p>Almanya’daki Deniz Feneri davasında bilirkişi, “Almanya’daki Deniz Feneri’nden Türkiye’dekine 7 milyon Euro havale edildi” tespitini yaptı. Sadece resmi kayıtlara göre 42 milyon Euro’ya yakın bağış toplandığı, bu paranın 17 milyon Euro’sunun nakit olarak çekildiği, 2 milyon Euro’sunun da muhasebe kayıtlarında görülmediği; Atlas, Weiss Handels und Investment GmbH(Beyaz Holding), Taxi Quick, RapidWay firmalarına ve Kanal 7 INT’e para aktarıldığı belirlendi. Nakit olarak çekilen paraların Türkiye’ye götürülmesinde, Mehmet Gürhan, Mehmet Taşkan ve başka kişiler kuryelik yapıyorlardı.</p>
<p>Muhasebe müdürü Firdevsi Ermiş’in iddianamede yer alan ifadesinde ve Alman savcılık ile PWC mali denetim şirketi raporlarında RTÜK Başkanı Zahid Akman hem alıcı hem kurye olarak suçlanıyordu. Zahid Akman’ın, Almanya’daki Weiss GmbH, Atlas Media Marketing, Yeni Şafak Europa şirketlerinde genel müdürlük yaptığı da belirlendi.</p>
<p>2005 yılının Şubat ayında, alındı belgesinde herhangi bir meblağ yazılı olmamakla beraber Mehmet Gürhan, Firdevsi Ermiş’ten parayı, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a vermek üzere aldığı, sanık Ermiş’ in 7. kez ifadesi alınırken sorulmuş ve doğruluğu tasdik edilmiştir. Hakkındaki iddiaları cevaplarken “Erdoğan ne böyle bir para almıştır, ne de böyle bir paranın sahibiyle tanışmıştır” diyen Başbakan Erdoğan’ın Mehmet Gürhan ile yan yana fotoğrafları bulunuyor.</p>
<p>Alman savcı iddianamede, YİMPAŞ Holding’in, dünyanın her tarafında şube şirketler kurduğu ve Almanya’da yaşayan binlerce Türk yatırımcıdan paralar toplayarak zimmetine geçirdiğini, Türkiye’de AKP gibi parti ve İslami örgütlerin finansmanında kullandığı belirtiyor.</p>
<p>Din sömürüsüyle yapılan iğrenç bir vurgunun boyutları, Kanal 7, Yimpaş Holding, Yeni Şafak, Beyaz(Weiss) Holding ve kurucularından Zahid Akman’a, iktidara ve desteklediği kurum ve kişilere kadar uzanıyor.</p>
<p>Zahid Akman’ın eşiyle birlikte kurduğu bir şirketteki hisselerini Deniz Feneri vurgununda kullanılan Beyaz Holding ile vurgunun kilit isimlerinden, Kanal 7’nin sahibi Zekeriya Karaman’a devrettiği anlaşılıyor. Savcı Lötz ise konuşmasında Almanya’daki sanıkların asıl failler olmadığını, asıl faillerin Türkiye’de olduğunu belirterek, tüm yapılanlardan Türkiye Deniz Feneri kurucularından Kanal 7 yönetim kurulu başkanı Zekeriya Karaman’ı sorumlu tuttu. Savcı buradaki sanıkların iş başında görüldüklerini ancak tüm yönetim ve kontrolün Türkiye’den yapıldığını ve Zekeriya Karaman isminin ön plana çıktığını kaydetti. Savcı Lötz tüm bu yaşananlardan Türkiye’de A. Zahid Akman, İsmail Karahan ve Harun Yoldaş’ın da sorumlu olduğunu iddia etti.</p>
<p>Doğan Grubu Almanya’da görülen davanın iddianamesini gazetelerinde yazıp televizyonlarında haberlerini yapınca suçluların telaşı içinde olan başbakan kendinden geçti ve Doğan Grubu’nun patronu Aydın Doğan’ı hedef tahtasına koydu. AKP iktidarı Sabah Grubu’nu ele geçirdiği gibi Doğan Grubu medyasını da ele geçirme çabasında. Dinci ve iktidar uşağı gazeteler gibi Deniz Feneri davasını görmezden gelmek Doğan Grubu medyasının sindirebileceği bir iş değildir. Ancak, skandal ilk kez belgeleriyle ortaya atıldığında Doğan medyası da bunu alıp başlıklara taşımadı.</p>
<p>AKP’nin yarattığı yandaş, dinci medya ve iktidara yakın çevreler soruşturmanın başladığı 2007 yılından beri olayları görmezden geldi. O zamanki KanalTürk(şimdiki Kanal BİZ), Ulusal Kanal ve Cumhuriyet dışındaki yayın organları bu utanç verici dolandırıcılık olayına yeterli önemi vermediler.</p>
<p>AKP, Türkiye’yi sarsan skandalın üzerine gitmek yerine karşı saldırıya geçerken, Almanya’da olay Yeşiller Partisi milletvekili Özcan Mutlu’nun verdiği 11 maddelik soru önergesiyle Berlin Eyalet Meclisi’ne taşındı. Böylece dava TBMM’den önce Berlin Eyalet Meclisi’nde gündeme gelmiş oldu.</p>
<p>Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği’ne dönemin Meclis Başkanı Bülent Arınç tarafından üstün hizmet madalyası verildi ve 2004’te AKP hükümetinin kararıyla Bakanlar Kurulu tarafından “kamu yararına çalışan dernek” (valilik ya da emniyetten izin almadan maddi yardım toplama hakkı) statüsü kazandırıldı. Ayrıca, derneğe vergi muafiyeti de sağlandı. Özel statü verilmesinin altında yatan neden ise Kızılay’a İslamcı alternatif yaratmaktı.</p>
<p>Atatürkçü derneklere müfettiş gönderip aylarca denetim yaptıran hükümet, Deniz Feneri Derneği’ne hiç dokunmuyor. Dinci medyanın Vakit’i, Yeni Şafak’ı, Zaman’ı, Milli Gazete’si, Taraf, Sabah, Bugün ve Star inançlı Müslümanları hortumlayan ve bu büyük rezalete imza atanlar karşısında sessiz kalmayı tercih ediyor.</p>
<p>Yimpaş örneği henüz taze. Başkanı, mahkemece aranırken, AKP’li bakanlarla birlikte ya açılış yapıyorlardı, ya cenaze namazı kılıyordu ya da madalya alıyordu. Almanya’da katıldığı bir toplantıda çarpılan paralarını soran işçilere ne demişti Başbakan? “Ne diyor şu sahtekâr? Paraların yüksek faizlerini alırken tatlıydı…” Başbakan’ın bu sözleri daha o zaman üçkâğıtçılara yaklaşımını belli etmiyor muydu?</p>
<p>Ülkemizde irticanın odağı olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından tescillenen AKP iktidarı, Atatürk ilke ve inkılâplarına karşı örgütlenerek, toplanan paraları ciddi boyutlarda kendi örgütlerinde nemalandırmıştır. Anlaşılmaktadır ki siyaset bu kirli finansmanı, her türlü sahtekârlığı mübah görerek laik cumhuriyete karşı kullanmıştır. İddianame ve mahkeme kararı bunu açıkça göstermektedir.</p>
<p>Müslüman olmayan kardeşler bile Müslüman kardeşlerin diğer Müslüman kardeşleri tokatladıklarını görünce daha fazla dayanamayıp bu büyük soygunu açığa çıkardılar. Alman adaleti teşekkürü hak ediyor. Ancak bizde işler onlardaki gibi yürümüyor. Kurye olarak aranan adam bizde RTÜK başkanı ve ona kimse dokunmuyor, savcılar sessiz kalıyor.</p>
<p>Almanya’daki mahkeme tarafından Mehmet Gürhan’a 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan’a 2 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Firdevsi Ermiş’e verilen 1 yıl 10 ay hapis cezası ise tutuklu bulunduğu 1,5 yıl göz önüne alınarak, Ermiş’in mahkemenin ardından serbest bırakılacağı açıklandı. Gürhan’ın Türkiye’den gelen kararları uyguladığını, Türkiye’den yardım beklediğini belirten Alman Savcı, Gürhan’ın “Türkiye’dekileri” korumaya çalıştığını söyledi. Savcı, ayrıca Gürhan’ın “yaptığına pişman olmadığı için cezasının en üst düzeyden verildiği” açıklandı.</p>
<p><strong>Tarih: 17.09.2008 | Saat: 22.20| Utku Gürakar</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.utqweb.com/blog/2008/09/17/yuzyilin-soygun-hareketi-deniz-feneri/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.utqweb.com/blog/2008/09/17/yuzyilin-soygun-hareketi-deniz-feneri/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>V For Vendetta: Sonsuza Dek! Özgürlük!</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/utqweb-blog/~3/377826447/</link>
		<comments>http://www.utqweb.com/blog/2008/08/29/v-for-vendetta-sonsuza-dek-ozgurluk/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 06:28:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Utku Gürakar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<category><![CDATA[5 kasım 1605]]></category>

		<category><![CDATA[abd]]></category>

		<category><![CDATA[adam sutler]]></category>

		<category><![CDATA[alan moore]]></category>

		<category><![CDATA[andy wachovski]]></category>

		<category><![CDATA[david lloyd]]></category>

		<category><![CDATA[dedektif finch]]></category>

		<category><![CDATA[diktatör]]></category>

		<category><![CDATA[evey hammond]]></category>

		<category><![CDATA[faşist polis devleti]]></category>

		<category><![CDATA[film]]></category>

		<category><![CDATA[guy fawkes]]></category>

		<category><![CDATA[hugo weaving]]></category>

		<category><![CDATA[ingiliz parlamento sarayı]]></category>

		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>

		<category><![CDATA[james mcteigue]]></category>

		<category><![CDATA[joel silver]]></category>

		<category><![CDATA[larry wachovski]]></category>

		<category><![CDATA[liberal]]></category>

		<category><![CDATA[margaret thatcher]]></category>

		<category><![CDATA[natalie portman]]></category>

		<category><![CDATA[tv]]></category>

		<category><![CDATA[v for vendetta]]></category>

		<category><![CDATA[william rookwood]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.utqweb.com/blog/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[V for Vendetta, Alan Moore tarafından yazılıp David Lloyd tarafından çizilen aynı adlı çizgi romandan, yapımcı Larry Wachovski, Andy Wachovski biraderler ve Joel Silver tarafından sinemaya uyarlanan, yönetmenliğini Matrix’te yardımcı yönetmenlik yapan James McTeigue’nin yaptığı, başrollerini Hugo Weaving (“V”, “William Rookwood”) ve Natalie Portman (“Evey Hammond”)’ın paylaştığı film geleceğin İngiltere’sinde geçmektedir.
Moore ve Lloyd, Guy Fawkes’tan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><img class="alignnone" src="http://www.utqweb.com/blog/wp-content/themes/dilectio/utq/v_for_vendetta.jpg" alt="" width="250" height="375" />V for Vendetta, Alan Moore tarafından yazılıp David Lloyd tarafından çizilen aynı adlı çizgi romandan, yapımcı Larry Wachovski, Andy Wachovski biraderler ve Joel Silver tarafından sinemaya uyarlanan, yönetmenliğini Matrix’te yardımcı yönetmenlik yapan James McTeigue’nin yaptığı, başrollerini Hugo Weaving (“V”, “William Rookwood”) ve Natalie Portman (“Evey Hammond”)’ın paylaştığı film geleceğin İngiltere’sinde geçmektedir.</p>
<p class="MsoNormal">Moore ve Lloyd, Guy Fawkes’tan ve içinde yaşadıkları dönemden esinlenerek V karakterini ortaya çıkardıklarını söylüyorlar. “Margaret Thatcher’ın aşırı muhafazakâr hükümetine tavrımız, Vendetta’da yarattığımız faşist polis devletinde çıkış noktası oluşturdu” diyen Lloyd, şöyle devam ediyor: “Bu sistemin yok edilişi V’nin birincil var oluş nedeniydi”.<span id="more-25"></span></p>
<p class="MsoNormal">Film ABD’de gösterime ilk girdiğinde liberalleri kızdırmıştır. Film gösterime girdiği ilk hafta itibari ile Güney Kore, Tayvan, İsveç, Singapur ve Filipinlerde bir numaraya yükselirken<sup> </sup>konunun geçtiği yer ve çekildiği mekân olan İngiltere&#8217;de bir numaraya ulaşamamıştır.</p>
<p class="MsoNormal">2020’lerin İngiltere’sinde geçen filmde terör ve virüs salgını olaylarında büyük kayıplar veren İngiliz halkının son çare olarak kurtuluşu baskıcı bir rejimde ve faşist lider Adam Sutler’in yönetiminde bulmaları ve sonunda uyanışa geçen halkın V’nin fikirleri ve eylemleriyle özgürlüğe kavuşturulması anlatılmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal">Film, sokağa çıkma yasağı başladığı anda arkadaşıyla buluşmak için gizlice evden çıkan Evey’in hükümetin adamları tarafından sıkıştırılıp tacize uğradığı anda V tarafından kurtarılmasıyla açılır.</p>
<p class="MsoNormal">V der ki;</p>
<p class="MsoNormal">“Hatırla, 5 Kasım&#8217;ı hatırla<br />
Barut ihanetini ve komplosunu<br />
Hiçbir neden bilmiyorum ki gerektirsin<br />
Barut komplosunun unutulmasını”</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">V, hükümet tarafından yönetilen TV kanalını basarak yayında, “Ben de her insan gibi severim, ama onun anısına hürmeten şimdi buradayım. Geçmişte yaşanan o çok önemli olayda mücadele ederken hayatını kaybeden insanların anısına böyle bir kutlama yapmak istedim ve böylece 5 Kasım gününün artık hiç hatırlanmadığını anladım. Bu yüzden oturup biraz sohbet etmemiz iyi olacak diye düşündüm. Elbette konuşmamı istemeyen kişilerde vardır, eminim şu anda telefonlarda emirler yağdırılıyor ve silahlı adamlar yola çıkmaya hazırlanıyordur. Neden? Çünkü konuşulmaya çalışılan yerde coplar söz alıncaya kadar sözler her zaman gücünü korumaya devam eder. Gerçeklerin ortaya konulduğu sözleri dinleyen herkes için büyük anlam taşıyan sözler ve gerçek şu ki bu ülkede yolunda gitmeyen bir şeyler var: Zulüm ve adaletsizlik, hoşgörüsüzlük ve baskılar&#8230; Özgürlüğünüz kısıtlanıyorsa, düşünme ve konuşma hakkınız yoksa, sensorlar ve çipler her hareketinizi, her konuşmanızı izliyorsa, bazı işlerin yolunda gitmediğini söyleyebiliriz. Peki, bu nasıl oldu, kimi suçlayalım, evet, elbette diğerlerinden daha fazla sorumlu olan birileri mutlaka var. Ama yine de aynaya baktığınızda suçluluk duyuyorsanız gerçeği öğrenmiş olursunuz. Neden yaptığınızı biliyorum, neden korktuğunuzu da&#8230; Kim korkmaz ki? Savaş, terör, hastalıklar, sağduyunuzu ve cesaretinizi kaybetmenize neden olacak çok değişik nedenler ortaya çıkmıştı. Korku içinizi sardı ve o panik halinde Adam Sutler adındaki başkana sarıldınız. Size düzen ve barış vaat etti, karşılığında sessizlik ve emirlere itaat etmenizi istedi. Dün gece o sessizliğe bir son verdim, dün gece bu ülkeye unuttuğu bir şeyi hatırlatmak için adliye sarayını uçurdum. 400 yıl önce bu millet 5 Kasım’ı sonsuza dek unutmamak üzere hafızalarına kazımıştı. Dünyaya adaletin, korkusuzluğun ve özgürlüğün sadece söz olmadığını anlatacaktı, bakış açısı buydu. Eğer bir şey görmüyorsanız, bu devletin suçları sizin için bir bilinmezse ve karşı çıkmıyorsanız demek ki 5 Kasım’ın unutulmasına siz izin verdiniz. Ama siz de benim gördüğümü görüyorsanız, benim gibi hissediyorsanız, siz de benim gibi arıyorsanız, o zaman yanımda olmanızı istiyorum. Bir yıl sonra bu gece parlamentonun girişinde bulunun. Birlikte olup onlara 5 Kasım’ın asla unutulmadığını, unutulmayacağını gösterelim” der. “Hatırla, 5 Kasım’ı hatırla!” sloganı (5 Kasım 1605, Guy Fawkes&#8217;in İngiliz Parlamento Sarayı’nı havaya uçurma girişiminin tarihidir) halkı ve yönetimi harekete geçirir.</p>
<p class="MsoNormal">Diktatör bir yönetimle karşı karşıya kalan halka devletin korumasına ne kadar muhtaç oldukları hissettirilmekte, halk yasaklar ile sindirilmekte, hükümetin polis gücünün baskısıyla korkutulmakta, hükümete çalışan basın tarafından yalan haberler yapılarak kör bir halde yönetime bağlanmaya zorlanmaktadır. V’nin TV kanalında yaptığı yayından sonra bir sene içerisinde halk uyanışa geçmiş ve yönetim de giderek baskısını artırmıştır.</p>
<p class="MsoNormal">Filmde V’nin yüzü hiç görülmez. V, <span>“Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil” der.</span></p>
<p class="MsoNormal">V, vatandaşlarını baskı ve zulme karşı koymaya davet ederek filmin sonunda başarıya ulaşacak bir devrim başlatır.</p>
<p class="MsoNormal">İngiliz halkını faşist liderlerinden ve yönetiminden kurtarmak için planlar yapan V, bir yandan da kendisini hapsedip işkenceler yapan ve üzerinde deneyler yaparak ona zarar veren hükümet adamlarından intikamını alır.</p>
<p class="MsoNormal">Filmin sonunda değişime hazır olan tüm İngiliz halkı V’nin evlerine yolladığı V maskelerini giyip 4 Kasım gecesi parlamento binasına doğru yürüyüşe geçer. Aynı anda V, diktatörden intikamını alır. Ancak, ölümcül yaralar alan V, Evey’in yanına döner ve birbirlerine aşklarını itiraf ettikten sonra V, Evey’in kollarında ölür.</p>
<p class="MsoNormal">Dedektif Finch, parlamento binasının patlatmak için metro vagonuna kurulmuş olan patlayıcı düzeneğine Evey’in metroyu çalıştırmasından önce ulaşır, ancak engel olmaz. Dedektif bu kokuşmuş rejimin yalanlarının farkındadır ve yaptığı araştırmalarda her şeyi öğrenmiştir.</p>
<p class="MsoNormal">Halk, askerlere emir gelmemesi üzerine askerlerden oluşan barikatı rahatlıkla aşar ve parlamento binasına ulaşır. Parlamento binasının havaya uçurulmasıyla film sona erer.</p>
<p class="MsoNormal">Hugo Weaving, &#8220;V, Guy Fawkes ve komplocuların 5 Kasım&#8217;da başladıkları işi bitirmek istiyor,&#8221; diyor ve ekliyor: &#8220;Komplocular tarafından zorba yönetimin merkezi olduğuna inanılan Parlamento&#8217;yu ve üyelerini havaya uçurmak istiyor. Oldukça karmaşık ve çözümlenmesi zor biri ve hapsedilmiş, işkence görmüş, zihinsel ve bedensel olarak istismar edilmiş. Bu onu bir intikam meleği hâline getirmiş diyebiliriz. O bir suikastçı, ama aynı zamanda, bireysel özgürlüğe inanan, çok kültürlü ve eğitimli biri.&#8221; Tüm performansını hareketsiz bir maskenin ardından sergilemek zorunda kalan Weaving, bir oyuncunun temel araçları olan yüz ifadeleri ve göz temasından mahrum olduğu için, &#8220;V&#8221;yi insanlaştırmanın ve hayata geçirmenin başka yollarını bulmak zorunda kalmış. Bunu şöyle anlatıyor aktör: &#8220;Uzun süre önce, drama okulundayken maske çalışmaları yapmayı severdim. V&#8217;nin maske çalışmasını beyazperdede yapmak büyük bir meydan okumaydı. Sesinizle çok şey aktarmak zorundasınız; ama küçük ve akıcı hareketler de maskeye hayat vermeye yardımcı olabilir. Tabii bir de farklı ışıklar ve çeşitli gölgelendirmelerle maskenin yarattığı ifadeler denendi.&#8221; V&#8217;nin, içinde eylemci duygular uyandırdığı genç kadın Evey Hammond rolünü üstlenen Natalie Portman, &#8220;Filmde, V bir kişiden çok, bir fikir olarak tasvir ediliyor&#8221; diyor ve ekliyor: &#8220;Böyle yenilmez olmasının nedenlerinden biri şu: Bir insanı öldürebilirsiniz, ama bir fikir öldürülemez. Dolayısıyla, V doğruyu, direnci ve bireyselliği temsil ediyor. Ama intikam duygusu siyasi idealizmini gölgeliyor.&#8221; Yapımcı Joel Silver, Portman&#8217;ın canlandırdığı karakterin de bir sembol olduğu görüşünde: &#8220;Evey, V&#8217;nin yardım etmeye çalıştığı insanları temsil ediyor. Ama o, V&#8217;nin İngiltere halkına özgürlüklerini geri verme mücadelesine katılırken, onun kişisel intikam arzusuna göz yummuyor. Natalie öylesine incelikli bir aktris ki böyle bir iç çatışmayı yansıtacak ender yeteneğe sahip olduğunu biliyorduk.&#8221; Portman ise, hikâyedeki fikirleri ve Evey&#8217;nin isimsiz bir memurdan cesur ve siyasi görüşleri olan bir kahramana dönüşümünü çok ilgi çekici bulduğunu ifade ediyor: &#8220;Senaryoda gerçekten güçlü siyasi ve ideolojik bir ton var. Siyasi bir kişi olmak için yapılması gereken seçimlere ve bu seçimlerin kişinin hayatını nasıl etkilediğine parmak basıyor.&#8221;</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">V’nin birçok özlü sözüne rastladığımız filmde onun sözlerinde bazıları;</p>
<p class="MsoNormal"><span>“Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var ve fikirler kurşungeçirmezdir!”</span></p>
<p class="MsoNormal">“Korku, bu hükümetin esas aracı haline geldi.”</p>
<p class="MsoNormal">“Halklar hükümetlerinden korkmamalıdır. Hükümetler halklarından korkmalıdır.”</p>
<p class="MsoNormal">“Ama sabret bu müzik adalet için çalacak ve ben bu konçertoyu bizden alındığı günlere ithaf ediyorum ve adalet gözettiğini sanan sahtekârlara tabii ki.”</p>
<p class="MsoNormal">“Verilecek tek karar intikamdır. Bir kan davası ve bir amacı var, boşuna değil. Değerler ve dürüstlük vakti geldiğinde kazanacak ve zulüm son bulacak biliyorum.”</p>
<p class="MsoNormal">“Binalar semboldür, yok etmenin bir sembolü. Sembollere insanlar güç verir, tek başına semboller anlamsızdır, ama yeterli sayıyla binaları uçurmak dünyayı değiştirir.”</p>
<p class="MsoNormal">“Şiddet iyi yönde kullanılabilir.”</p>
<p class="MsoNormal">“Dans edilemeden yapılan devrim, devrim değildir.”</p>
<p class="MsoNormal"><img class="alignnone" title="v_mask" src="http://www.utqweb.com/blog/wp-content/themes/dilectio/utq/v_mask.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">(*)<span>V&#8217;</span>nin maskesi. Bir Guy Fawkes maskesi olarak tabir edildiği halde, <span>David Lloyd</span> <span>V for Vendetta&#8217;</span>yı çizerken yakınlarında hiç <span>Guy </span>maskesi bulamadığı için bu maskeyi kendisi tasarlamıştır.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Yararlanılan Kaynaklar: Vikipedia.org, Sinema.com, Wikiquote.org</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>Tarih: 29.08.2008 | Saat: 09.30 | Utku Gürakar</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.utqweb.com/blog/2008/08/29/v-for-vendetta-sonsuza-dek-ozgurluk/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.utqweb.com/blog/2008/08/29/v-for-vendetta-sonsuza-dek-ozgurluk/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>2 Temmuz ve 35 can</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/utqweb-blog/~3/332650618/</link>
		<comments>http://www.utqweb.com/blog/2008/07/11/2-temmuz-ve-35-can/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2008 12:39:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Utku Gürakar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tarihsel]]></category>

		<category><![CDATA[2 temmuz 1993]]></category>

		<category><![CDATA[2 temmuz anıtı]]></category>

		<category><![CDATA[ab]]></category>

		<category><![CDATA[abd]]></category>

		<category><![CDATA[akp]]></category>

		<category><![CDATA[alevi]]></category>

		<category><![CDATA[aziz nesin]]></category>

		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>

		<category><![CDATA[ertuğrul günay]]></category>

		<category><![CDATA[faşist]]></category>

		<category><![CDATA[izmir]]></category>

		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>

		<category><![CDATA[köktendinci]]></category>

		<category><![CDATA[kurtuluş savaşı]]></category>

		<category><![CDATA[madımak katliamı]]></category>

		<category><![CDATA[madımak oteli]]></category>

		<category><![CDATA[nazım hikmet]]></category>

		<category><![CDATA[pir sultan abdal]]></category>

		<category><![CDATA[sami aydın]]></category>

		<category><![CDATA[sünni]]></category>

		<category><![CDATA[sivas]]></category>

		<category><![CDATA[taraf dergisi]]></category>

		<category><![CDATA[travma]]></category>

		<category><![CDATA[ulusal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.utqweb.com/blog/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[(*)
2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde 35 kişinin yanarak ve dumandan boğularak öldüğü Madımak Katliamı’nın üzerinden on beş yıl geçti. Türkiye’nin tarihine Sivas Katliamı olarak geçen bu şeriatçı, gerici, faşist katliam devletin ve güvenlik güçlerinin karşısında, Cumhuriyetimizin tohumlarının atıldığı bir kentte gerçekleşti.
Orada Pir Sultan Abdal anılacaktı ve dev bir heykel açılışı yapılacaktı. Sivas’a giden yazar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>(*)</strong><img src="http://www.utqweb.com/blog/wp-content/themes/dilectio/utq/2_temmuz_aniti.jpg" alt="" /></p>
<p class="MsoNormal">2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde 35 kişinin yanarak ve dumandan boğularak öldüğü Madımak Katliamı’nın üzerinden on beş yıl geçti. Türkiye’nin tarihine Sivas Katliamı olarak geçen bu şeriatçı, gerici, faşist katliam devletin ve güvenlik güçlerinin karşısında, Cumhuriyetimizin tohumlarının atıldığı bir kentte gerçekleşti.</p>
<p class="MsoNormal">Orada Pir Sultan Abdal anılacaktı ve dev bir heykel açılışı yapılacaktı. Sivas’a giden yazar, ozan, düşünür, sanatçı topluluk arasında Aziz Nesin de vardı. Nesin, o gün, pek çok Alevi’nin bulunduğu oturumda konuştu. Salon ilgiyle, sevgiyle Nesin’i dinledi ve alkışladı. Bir yazarın ilk görevinin inandıklarını söylemek olduğunu biliyorlardı. Alevi topluluk, Aziz Nesin kürsüde ne kadar özgürse, kendilerinin de o kadar özgür olacağını bilmekteydi.</p>
<p class="MsoNormal">Köktendinci eylemciler, insanların canını almayı din sananlar, laik Cumhuriyete karşı düşmanlıklarını, yürüyüş sırasında sıkça tekrarladıkları “Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu, Sivas’ta yıkılacak!” sloganıyla ortaya koydular. <span id="more-22"></span></p>
<p class="MsoNormal">Türkiye Sivas’ta yapılan katliama dünden bugüne gelmedi. Süreç, 10 Kasım 1938’de başladı. Ulusal kurtuluşumuzun al bayrağı altında al bayrak düşmanlığı yapan “travma”ya uğramış güçler, içlerine bir türlü sindiremedikleri cumhuriyeti, kurulduğu yerden başlayarak yok etmek istediler.</p>
<p class="MsoNormal">Gözü dönmüş köktendinciler, Sivas’ta henüz Madımak Katliamı’nın dumanı tüterken yayımladıkları bildiride halka şöyle sesleniyorlardı: “Kendinden zuhur şeklinde ortaya çıkan şanlı Sivas kıyımından alınacak ne çok ders var herkes için! Sivas’taki cumada ani zuhur’dan, son olarak altını çizmek istediğimiz husus şu: Halk, halkına sahip çıkıyor ve 70 yıldır kendisine hayatı zindan eden işgalci laiklere karşı kısasın hayat veren soluğuna sığınıyor! Artık Türkiye’de hayat, yalnız Müslümanlar için zor olmayacak, işgalci laikler için de zor olacak! Sivas sadece küçük bir haber! Herkes safını seçmekle mükellef! Bizden söylemesi!”<strong>(**)</strong></p>
<p class="MsoNormal">Onlar daha o gün, “Sivas katliamının küçük bir haber” olduğunu, arkasının geleceğini söyleyerek “safımızı doğru seçmemizi” öğütlüyorlardı bize! Açıkça, “bizden yana olmayan yok edilir!” demek istiyorlardı.</p>
<p class="MsoNormal">Bu kara leke, AKP iktidarının Madımak Oteli’nin müze olmasına ilişkin talepleri görmezden gelen tutumu, Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın’ın “Pişmiş aşa soğuk su katılmaz” yanıtıyla daha da büyümüştür. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın “Madımak Oteli’nin kamulaştırılması için yeterli bütçeye sahip değilim” sözleri en az bu katliam kadar can yakıcıdır. Bunlar, ideal yurttaşı Sünni olarak tanımlayan devlet anlayışının hala değişmediğinin kanıtıdır.</p>
<p class="MsoNormal">O gün Madımak Oteli’nin önündeki arabaları devirip ateşe verenlerin, otelin perdelerini tutuşturup “yanın o…lar” diye bağıranların devamı bir zihniyet, bugün ülkemizin yönetsel yerlerinde, AB ve ABD ile işbirliği içerisinde ülkemizi ortaçağın karanlığına sürükleme çabasındalar.</p>
<p class="MsoNormal">Çağdaş, ileri, demokrat, aydın insanlara ve Alevilere karşı yok etme politikalarına yönelik tüm katliamları protesto etmeli, Sivas ve diğer katliamları unutmamalı ve unutturmamalıyız. Yakılan bizdik, yakılan insanlıktı çünkü…</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>(*)</strong> Sivas Katliamı’nın 15. yılında 35 canın anısına İzmir/Karşıyaka’da yapılan “2 Temmuz Anıtı” (Heykel, birbirine kenetlenmiş ancak hiçbir şekilde birbirinin üstüne basmayan alev formundaki insan figürlerinden oluşuyor. Alevin üzerinde kollarını iki yana açmış olan figür başı dik bir şekilde duruyor. Anıtı çevreleyen pirinç plakada ise Nazım Hikmet’in “Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak; nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” dizeleri yer alıyor.)</p>
<p class="MsoNormal"><strong>(**)</strong>Taraf dergisi, 01.08.1993 (O gün Sivas’ı yangın yerine çeviren şeriatçıların yayın organı.)</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Tarih: 11.07.2008 | Saat: 15.40 | Utku Gürakar</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.utqweb.com/blog/2008/07/11/2-temmuz-ve-35-can/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.utqweb.com/blog/2008/07/11/2-temmuz-ve-35-can/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Ergenekon Komplosu</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/utqweb-blog/~3/327380512/</link>
		<comments>http://www.utqweb.com/blog/2008/07/05/ergenekon-komplosu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 13:41:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Utku Gürakar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Politik]]></category>

		<category><![CDATA[ab]]></category>

		<category><![CDATA[abd]]></category>

		<category><![CDATA[akp]]></category>

		<category><![CDATA[atatürk]]></category>

		<category><![CDATA[ato]]></category>

		<category><![CDATA[ümraniye]]></category>

		<category><![CDATA[bomba]]></category>

		<category><![CDATA[Bugün]]></category>

		<category><![CDATA[cd]]></category>

		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>

		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>

		<category><![CDATA[din pazalamacıları]]></category>

		<category><![CDATA[dinci basın]]></category>

		<category><![CDATA[ergün poyraz]]></category>

		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah]]></category>

		<category><![CDATA[komplo]]></category>

		<category><![CDATA[kuddisi okkır]]></category>

		<category><![CDATA[muhalif sesler]]></category>

		<category><![CDATA[nakşibendi]]></category>

		<category><![CDATA[nurcu]]></category>

		<category><![CDATA[rıfat hisarcıklıoğlu]]></category>

		<category><![CDATA[sabah]]></category>

		<category><![CDATA[süleymancı]]></category>

		<category><![CDATA[sinan aygün]]></category>

		<category><![CDATA[Star]]></category>

		<category><![CDATA[tarikatçı müritler]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[tobb]]></category>

		<category><![CDATA[travma]]></category>

		<category><![CDATA[Yeni Şafak]]></category>

		<category><![CDATA[yobaz yandaşlar]]></category>

		<category><![CDATA[yurtsever]]></category>

		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.utqweb.com/blog/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[
Dinci basın, AKP medyası, yandaş kalemler saldırıda… Kendileri gibi düşünmeyenleri “terörist”, “darbeci”, “çeteci”, “faşist” diye suçlayan din pazarlamacılarının, tarikatçı müritlerin, yobaz yandaşların dokunulmazlığı var demokrasi adına…
Ergenekon soruşturması başlayalı bir yıl olmasına rağmen ortada ne iddianame, ne de dava var. İş uzadıkça uzadı. Yazar Ergün Poyraz bir yıldır cezaevinde. Muhalif sesleri susturma operasyonu devam ediyor. İçeride [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><img src="http://www.utqweb.com/blog/wp-content/themes/dilectio/utq/ergenekon.gif" alt="" width="300" height="359" /></p>
<p class="MsoNormal">Dinci basın, AKP medyası, yandaş kalemler saldırıda… Kendileri gibi düşünmeyenleri “terörist”, “darbeci”, “çeteci”, “faşist” diye suçlayan din pazarlamacılarının, tarikatçı müritlerin, yobaz yandaşların dokunulmazlığı var demokrasi adına…</p>
<p class="MsoNormal">Ergenekon soruşturması başlayalı bir yıl olmasına rağmen ortada ne iddianame, ne de dava var. İş uzadıkça uzadı. Yazar Ergün Poyraz bir yıldır cezaevinde. Muhalif sesleri susturma operasyonu devam ediyor. İçeride olanlar, AKP medyasınca karalamada. Kin, başlarını döndürmüş. Atatürk’ü ve cumhuriyetin değerlerini savunanlara karşı korku imparatorluğu yaratılmak isteniyor. <span id="more-21"></span></p>
<p class="MsoNormal">Çeteye finans kaynağı olmak suçlamasıyla 8 ay önce tutuklanan işadamı Kuddisi Okkır, sağlık durumunun giderek kötüleşmesi nedeniyle yoğun bakımda tedavi altında ve öleceğinden korkulduğu için tahliye edildi. Vücudunun artık kemoterapiye yanıt vermediği söyleniyor.</p>
<p class="MsoNormal">AKP’nin muhaliflere duyduğu öfke sınırlarını aşmış, hukuku siyasal amaçlarında kullanıyorlar. “Hukuksuzluk” kavramının yaratıcıları… Onları bu yolda saf dışı edecek bir güç de mutlaka var olacaktır.</p>
<p class="MsoNormal">Çoğu kesim şu soruya cevap arıyor: Bu davanın amacı nedir? Amaçlarının önünde bir baraj var. Bu barajın kapakları, Atatürk ilkelerine sahip çıkıp Atatürk devrimlerini savunanlardan oluşuyor. Bu barajın kapaklarını açarak amaçlarına ulaşmak istiyorlar. Baraj kapakları sonuna kadar açıldıktan sonra da Fethullah, Nakşibendîler, Nurcular, Süleymancılar ve diğer yobazlar Türkiye’de egemen olsun istiyorlar.</p>
<p class="MsoNormal">ATO Başkanı Sinan Aygün gözaltına alınırken ne dedi: “Suçum Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i sevmek…” Daha ne söylenebilir ki?</p>
<p class="MsoNormal">İktidara yakın sayılan TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ne dedi: “Böyle bir uygulama ancak darbe dönemlerinde olur… Darbeler sadece hükümetlere karşı olmaz…”</p>
<p class="MsoNormal">Türkiye’de birileri gerçekten darbe hazırlığında! Ama onlar kesinlikle laik Cumhuriyeti savunanlar ve Atatürkçüler değil! Dinci darbeciler…</p>
<p class="MsoNormal">2500 sayfayı geçtiği bildirilen iddianamenin yakında ortaya çıkacağı söylentileri ortalıkta dolaşıyor. Sayfa sayısının fazla olması nedeniyle iddianamenin sanıkların avukatlarına CD olarak tebliğ edileceği söyleniyor. Avukatların CD’leri okuyabilmesi elbette mümkündür. Ancak; tutuklu sanıklar, haklarındaki suçlamaları nasıl okuyacaklar? Acaba sanıklara cezaevinde birer bilgisayar verilip dünya adalet tarihinde bir ilke mi imza atılacak?</p>
<p class="MsoNormal">İktidarın sesi Sabah, Star, Yeni Şafak, Bugün, Zaman, Taraf gazetelerinde güvenlik birimlerince sızdırılan belgeler manşetlerde… Senaryolar bilinçaltındaki “travmaların” yansıması.</p>
<p class="MsoNormal">Ümraniye’de el bombalarını gecekonduya kim sakladıysa, Sinan Aygün’ün ofisine silahı da o sakladı. Cumhuriyet mitingleri düzenleyen Atatürkçülerin, muhalif yazarların, emekli orgenerallerin, yurtseverlerin, bir silah ve birkaç el bombasıyla darbe yapacağına halkı inandırmaya çalışıyorlar.</p>
<p class="MsoNormal">Son göz altılarla ilgili kararın 29 Haziran’da alındığı açıklandı. 30 Haziran’da bir cemaatin yayın organı durup dururken “Sarıkız ve Ayışığı meclise geliyor” diye manşet attı. Operasyonun yapıldığı 1 Temmuz günü de, Zaman gazetesinin manşetinde, “İmzalar tamamlandı, Sarıkız haftaya mecliste” başlığı yer aldı. Taraf adlı ordu düşmanı gazete de, ne rastlantıdır ki operasyon günü “Ergenekon’un kurtlar konseyi” başlığıyla yayımlandı. Star gazetesi de operasyon günü “İsyana teşvik ve darbe hazırlığından ağır ceza” başlığıyla çıktı. Bunların hepsi rastlantı mı?</p>
<p class="MsoNormal">Demokrasiden teokrasiye doğru gidiliyor ve bunun arkasında batının emperyalist güçleri, ABD ve AB var. AKP kapatılırsa Recep Tayyip Erdoğan 5 yıl içinde bağımsız milletvekili bile olamayacaktır. Kapatılma davası ile kasalardaki yolsuzluk dosyaları gündeme gelecek ve yüce divanda hesap günü başlayacaktır. İktidarın kapatılma telaşının ortaya çıkardığı bu komplo çabaları boşunadır.</p>
<p><strong>Tarih: 05.07.2008 | Saat: 16.45 | Utku Gürakar</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.utqweb.com/blog/2008/07/05/ergenekon-komplosu/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.utqweb.com/blog/2008/07/05/ergenekon-komplosu/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Travma Teorisi</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/utqweb-blog/~3/323203932/</link>
		<comments>http://www.utqweb.com/blog/2008/06/30/travma-teorisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 12:20:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Utku Gürakar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Politik]]></category>

		<category><![CDATA[ab]]></category>

		<category><![CDATA[abd]]></category>

		<category><![CDATA[arapçı]]></category>

		<category><![CDATA[atatürk]]></category>

		<category><![CDATA[cezayir]]></category>

		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>

		<category><![CDATA[dengir mir mehmet fırat]]></category>

		<category><![CDATA[dil ve harf devrimi]]></category>

		<category><![CDATA[dinci]]></category>

		<category><![CDATA[emperyalist]]></category>

		<category><![CDATA[fidel castro]]></category>

		<category><![CDATA[hindistan]]></category>

		<category><![CDATA[istiklal mahkemeleri]]></category>

		<category><![CDATA[kemalist devrimler]]></category>

		<category><![CDATA[kuveyt]]></category>

		<category><![CDATA[laiklik]]></category>

		<category><![CDATA[nasır]]></category>

		<category><![CDATA[sömürgeci]]></category>

		<category><![CDATA[suudi arabistan]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[tekke]]></category>

		<category><![CDATA[travma]]></category>

		<category><![CDATA[yobaz]]></category>

		<category><![CDATA[zaviye]]></category>

		<category><![CDATA[şeriat]]></category>

		<category><![CDATA[şeyh sait]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.utqweb.com/blog/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[
Mir Dengir Fırat’ın sözünü ettiği travma niçin bu kadar tepki yarattı anlamak kolay değil. Onun ve çevresinin bu Kemalist devrimler nedeniyle sarsıntı geçirmesi normal sayılmaz mı?
Tekke ve zaviyelerin, şeriat düzeninin hâkim olduğu; her şeye biat eden bir toplumda çağdaş ve uygar kurallar getiriyorsunuz. Tabii ki tepkiler ve rahatsızlıklar olacaktır. Düşünün ki sadece belirli bir kesimin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.utqweb.com/blog/wp-content/themes/dilectio/utq/dmmf.JPG" alt="" /></p>
<p class="MsoNormal">Mir Dengir Fırat’ın sözünü ettiği travma niçin bu kadar tepki yarattı anlamak kolay değil. Onun ve çevresinin bu Kemalist devrimler nedeniyle sarsıntı geçirmesi normal sayılmaz mı?</p>
<p class="MsoNormal">Tekke ve zaviyelerin, şeriat düzeninin hâkim olduğu; her şeye biat eden bir toplumda çağdaş ve uygar kurallar getiriyorsunuz. Tabii ki tepkiler ve rahatsızlıklar olacaktır. Düşünün ki sadece belirli bir kesimin kullandığı yüzyıllardır kullanıldığına inanılan yazı değiştirilmekte, giyim kuşamda köklü değişiklikler yapılmakta, aile hukuku yepyeni temellere oturtulup kadın-erkek ilişkileri yeniden düzenlenmektedir.</p>
<p class="MsoNormal">Yobazlar, dinciler, şeriatçılar, Arapçılar travma geçirmişlerdir. Esas travmayı ise, Atatürk devrimlerinin etkisiyle sömürgeci, emperyalist ve işgalci Avrupa yaşamıştır.</p>
<p class="MsoNormal">Fırat, travmanın sürüp gitmekte olduğunu ima ediyor. O zamandan beri toplumda ne kadar çok insanın değişmiş olduğunun farkında değil mi? Bundan daha vahimi, Cumhuriyeti geriye doğru çekme çabalarının, bu travmayı iyileştirmekten daha çok bir karşıdevrim niteliğine bürünmüş olmasıdır.<span id="more-20"></span></p>
<p class="MsoNormal">Şeyh Sait’in torunu olduğu ileri sürülen Fırat, Şeyh Sait isyanında haykıranlara benzer bir tavırla devrimin dini yok ettiğinden; halkın dinsel yollarının dağıtıldığından söz etti ilk olarak. Ardı sıra, halkın dilinin ve kıyafetinin bir gecede yok edildiğinden yakındı. Fırat, dil ve harf devriminin bir gecede değil, iki yıl gibi uzun bir süreye yayılıp gerçekleştirildiğini bilmiyor mu? 1925’te “Din elden gidiyor, şeriat isteriz!” haykırışlarıyla Cumhuriyeti sarsan Şeyh Sait ve yandaşlarının İstiklal Mahkemeleri’nde son bulan isyanlarının, isyancı başının ailesinde yarattığı travmanın günümüze dek sürdüğü anlaşılıyor.</p>
<p class="MsoNormal">Atatürk devrimleri mazlum milletler için emperyalizme karşı ellerinde tutulan bir meşale olmuştur. Hindistan’dan Cezayir’e, Nâsır’dan Fidel Castro’ya her millet ve kişi bu devrimleri gönlünden benimseyerek bu devrimlerin ışığında yollarına devam etmişlerdir.</p>
<p class="MsoNormal">Suudi Arabistan, Kuveyt gibi rejimlerin başında bulunanlar, ABD ve AB de Atatürk devrimlerine karşılar. Türkiye Cumhuriyeti’ne özgürlük ve bağımsızlık kazandırıp, Türk halkının ulusal çıkarlarını uluslararası alanda koruduğu için Atatürk’ü hiç sevmezler. İşte bunlardan dolayı içimizdeki işbirlikçi dincileri kullanarak Ilımlı İslam devleti modelini Türkiye Cumhuriyeti yerine getirmek istiyorlar.</p>
<p class="MsoNormal">Günümüz iktidarı, Cumhuriyet rejimi sayesinde iktidara gelmiş olduğunu unutmuş bir şekilde Cumhuriyete ve Cumhuriyetin kurumlarına saldırısına devam etmekte ve yetiştirdikleri, Atatürk ve laiklik karşıtı kuşakların kinlerini, nefretlerini tazelemeye devam etmektedir. Bu kin ve nefretle gerçekleri göremeyenlere, özgür ve güzel bir ülkede yaşadıklarını fark edemeyenlere üzülüyorum, acıyorum.</p>
<p><strong>Tarih: 30.06.2008 | Saat: 15.15 | Utku Gürakar</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.utqweb.com/blog/2008/06/30/travma-teorisi/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.utqweb.com/blog/2008/06/30/travma-teorisi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Fethullah’ın Yeşil Kart’ı</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/utqweb-blog/~3/322068467/</link>
		<comments>http://www.utqweb.com/blog/2008/06/28/fethullah%e2%80%99in-yesil-kart%e2%80%99i/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jun 2008 15:11:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Utku Gürakar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Politik]]></category>

		<category><![CDATA[abd]]></category>

		<category><![CDATA[cia]]></category>

		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah gülen]]></category>

		<category><![CDATA[foreign policy]]></category>

		<category><![CDATA[george fidas]]></category>

		<category><![CDATA[graham fuller]]></category>

		<category><![CDATA[guardian]]></category>

		<category><![CDATA[hocaefendi]]></category>

		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>

		<category><![CDATA[iran]]></category>

		<category><![CDATA[morton abramowitz]]></category>

		<category><![CDATA[pensilvanya]]></category>

		<category><![CDATA[prospect]]></category>

		<category><![CDATA[suudi arabistan]]></category>

		<category><![CDATA[tarikat]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[yargıç]]></category>

		<category><![CDATA[yeşil kart]]></category>

		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.utqweb.com/blog/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[ Basında, tarikat lideri Fethullah Gülen’in sığındığı ABD’den dönüp dönmeyeceği hakkındaki haberlerden geçilmiyor.
Pensilvanya’daki mahkemenin yargıcı davada sunulan belgelerin inandırıcı nitelikte olmadığını öne sürerek irdeleyici açıklamasıyla Feto’nun Yeşil Kart başvurusunu reddetti.
Yargıç gerekçesinde; “Gülen’in olağanüstü yetenekli kategorisinde Yeşil Kart alabilmesi için ulusal ve uluslararası kapsamda mesleğinde en üst düzeye yükselmiş olması gerekir. Kendisi din adamıdır, ancak karşımıza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.utqweb.com/blog/wp-content/themes/dilectio/utq/hocaefendi.jpg" alt="" /> Basında, tarikat lideri Fethullah Gülen’in sığındığı ABD’den dönüp dönmeyeceği hakkındaki haberlerden geçilmiyor.</p>
<p>Pensilvanya’daki mahkemenin yargıcı davada sunulan belgelerin inandırıcı nitelikte olmadığını öne sürerek irdeleyici açıklamasıyla Feto’nun Yeşil Kart başvurusunu reddetti.</p>
<p>Yargıç gerekçesinde; “Gülen’in olağanüstü yetenekli kategorisinde Yeşil Kart alabilmesi için ulusal ve uluslararası kapsamda mesleğinde en üst düzeye yükselmiş olması gerekir. Kendisi din adamıdır, ancak karşımıza eğitimci olarak çıkmıştır” diyor. Gülen’in “akademisyenlikten çok uzak olduğunu ve akademisyenlere para ödeyerek kendi sponsorluğunda konferanslar düzenleyerek hakkında ve hareketi ile ilgili yazılar yazdırdığını” belirtiyor; “Kendi çalışmalarını finanse etmek davacıyı akademisyen yapmaz” diyor. Mahkeme ilkokul mezunu birinin bilim adamı olamayacağına karar veriyor.<span id="more-19"></span></p>
<p>Fethullah Gülen’in Yeşil Kart alması için mahkemeye referans mektubu yazanlar arasında Yunan asıllı CIA’den emekli analiz ve yapım direktörü ve CIA’in Balkanlar uzmanı da olan George Fidas, eski CIA ajanı ve CIA’in Türkiye’deki olayları araştıran adamı olarak bilinen Graham Fuller, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz, Ortodoks rahip Aleksander Karluços ve daha birçok kişi var.</p>
<p>ABD yargısı Gülen cemaatinin finansal kaynaklarını da açıklıyor; Suudi Arabistan, İran, Türkiye, CIA… ABD’deki savcılık, “Yıllık gelirinin yüzde 10 ve yüzde 70 arasındaki payını Gülen hareketine bağışladığını itiraf eden işadamları olduğunu, bu rakamların kişi başına 20 bin ile 300 bin dolar arasında değiştiğini, İstanbul’daki bir işadamının Gülen hareketine yılda 4-5 milyon dolar bağışladığını” öne sürüyor.</p>
<p>Türkiye’de yadsınan, Gülen medyasının saldırıları karşısında değer yitiren gerçeklerin hepsi ABD’de dosyalara girdi.</p>
<p>Türkiye’de Yargıtay Ceza Genel Kurulu hocaefendi’yi “terör bağlantılı suçlu oluşuna ilişkin kanıt bulunamadığı için” akladı. Laikliğe aykırı irticai davranışları her an yargıda gündeme gelebilir.</p>
<p>Dolarlar yeşil yeşil… CIA’in eski uzmanları da yanında. Dünya’nın 100 düşünürü arasında birinci seçilmek de kolay değil!</p>
<p>İngiltere’de yayınlanan Prospect ve Amerikan Foreign Policy dergilerinin düzenledikleri dünyanın 100 düşünürünü belirlemek amacıyla yapılan internet anketinde Fethullah Gülen’in birinci olması dergicileri şaşırtmış. Prospect’in yazı işleri müdürü Guardian gazetesine şunları söylemiş: “Adını sanını duymadığımız bir insanı bir numaralı düşünür yaparken, ne kadar gülünç duruma düştüğümüzü anladık. Meğerse Gülen’in gazetesi Zaman, yandaşlarına oylamayı tıklatıp bu sonucu yaratmış”. Orhan Pamuk ise, muhteremin yandaşlarınca dördüncü yapılmasına üzülmüştür. İkinci olması gerekmez miydi?</p>
<p>Fethullahçıların tarikat yurtlarında kalan öğrencilere, Hocaefendi Amerika’da yaşıyor, sağlığı çok kötü palavrası atılır. Unutkanlıkla mücadele ediyor, kalbi zaman zaman tekliyor, şekeri yükseliyor… Şimdi onu ülkemizin modern hastanelerine bekliyoruz. Hastanelerimizin ABD’dekilerden ne eksiği var?</p>
<p>Hiçbir şeriatçı güç Türkiye’yi ortaçağın karanlığına sürükleyemeyecektir.<br />
Unutma! Cumhuriyetimiz sonsuza dek yaşayacaktır.</p>
<p><strong>Tarih: 28.06.2008 | Saat: 18.15 | Utku Gürakar</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.utqweb.com/blog/2008/06/28/fethullah%e2%80%99in-yesil-kart%e2%80%99i/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.utqweb.com/blog/2008/06/28/fethullah%e2%80%99in-yesil-kart%e2%80%99i/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kutsal Akıl</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/utqweb-blog/~3/289715597/</link>
		<comments>http://www.utqweb.com/blog/2008/05/14/kutsal-akil/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 May 2008 21:22:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Utku Gürakar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Paranoid Şizofrenik Öyküler]]></category>

		<category><![CDATA[akrep]]></category>

		<category><![CDATA[aselsan]]></category>

		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>

		<category><![CDATA[balkon]]></category>

		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>

		<category><![CDATA[cüzdan]]></category>

		<category><![CDATA[cd]]></category>

		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>

		<category><![CDATA[doritos]]></category>

		<category><![CDATA[fare]]></category>

		<category><![CDATA[gece]]></category>

		<category><![CDATA[mühendis]]></category>

		<category><![CDATA[polis]]></category>

		<category><![CDATA[rüya]]></category>

		<category><![CDATA[sigara]]></category>

		<category><![CDATA[sokak lambaları]]></category>

		<category><![CDATA[tank projesi]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[tubitak]]></category>

		<category><![CDATA[uçak kazası]]></category>

		<category><![CDATA[yağmur]]></category>

		<category><![CDATA[ısparta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.utqweb.com/blog/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[
Saat gece 5 gibi, yağmur şehrin boş sokaklarını ıslatıyordu. Sokak lambaları yağmurun etkisiyle daha parlak yanıyordu. Uzaktaki parkın aydınlatma ışığı, sakin yağmur damlalarının içinde kırılarak şehrin bu karanlık sokaklarını tek başına aydınlatmak istercesine gözlerinin içine doluyordu. Balkonun sağ tarafındaki sokak lambası yağmurun ıslak dokunuşuna dayanamamış olmalı ki sessizce göz kırpıp duruyordu.
Evinin önünde gün boyunca bekleyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.utqweb.com/blog/wp-content/themes/dilectio/utq/schizophrenia.jpg" alt="" width="250" height="251" /></p>
<p class="MsoNormal">Saat gece 5 gibi, yağmur şehrin boş sokaklarını ıslatıyordu. Sokak lambaları yağmurun etkisiyle daha parlak yanıyordu. Uzaktaki parkın aydınlatma ışığı, sakin yağmur damlalarının içinde kırılarak şehrin bu karanlık sokaklarını tek başına aydınlatmak istercesine gözlerinin içine doluyordu. Balkonun sağ tarafındaki sokak lambası yağmurun ıslak dokunuşuna dayanamamış olmalı ki sessizce göz kırpıp duruyordu.</p>
<p class="MsoNormal">Evinin önünde gün boyunca bekleyen polis aracından iz yoktu. Ezan sesi bu yalnız sokakları doldururcasına kulaklarında yankılanmaya başladı. Aklından düşünceler geçiyordu…</p>
<p class="MsoNormal">Üç gündür aynı rüyaları görüyordu. Rüyalarında acımasızca öldürülen insanlar vardı. Bir de, aklına simge olarak kazınmış akrep ve fare&#8230; Bu rüyaları gördükten sonra oldukça güçsüzleşiyordu. Gördüğü rüyalardan sonra uyuyamayacağını biliyordu.<span id="more-18"></span></p>
<p class="MsoNormal">Balkonda üşüdüğünü hissetti. Oysa acı duymak, üşümek gibi hisler ondan uzaktı. Bunların, çocukluğunun aklında yer etmeyen kısmıyla ilgili olduğunu biliyordu. O yaşlarıyla ilgili hiçbir anısı, aklında hiçbir görüntüsü yoktu. Ailesine sorduğunda hep geçiştirici cevaplar alıyordu. Onları çok iyi tanıyordu. Bir konuya girilmemesi gerekiyorsa bunu belirleyecek olan onlardı. O yıllarda aklından kopan bu filmden sonra hissetme güçlerini yönlendirebildiğini fark etmişti.</p>
<p class="MsoNormal">İçeriye geçti, pencere kenarındaki koltuğa oturmadan önce televizyonu açtı. Odanın içerisindeki yoğun sessizliği bozacak bir sese ihtiyacı vardı. Gecenin yağmurla birleşen sessizliği onu huzursuz ediyordu.</p>
<p class="MsoNormal">Bilgisayarını açtı. Yazmak için klavyenin tuşlarına hafifçe dokunmaya başladı. “O görünüyor sokak arasından&#8230; Cep telefonunu karıştırarak ilerliyor. Bir yerlere ulaşma telaşında… 15 dakika sonra gittiği yoldan geri dönüyor. Elinde market poşeti… Belli ki alışveriş yapmış. Poşetin içinde ilk gözüme çarpan bir paket Doritos oluyor. Poşetin dibinde CD’ler… Evinin sokağına dönmeden tekel bayiine uğruyor. Çok sürmeden içeriden çıkıyor. Aldığı sigara paketini de market poşetinin içine koyuyor. Elinde cüzdanı… Para üstünü cüzdanının arasına sıkıştırmış yürürken cüzdanını yere düşürüyor. Gülümsüyor. Eğilip cüzdanını yerden alıyor. Sokağına dönüyor…”</p>
<p class="MsoNormal">Odasına gidip Isparta’daki uçak kazasında ölen profesör dostunun, uçak kazası olmadan önce ona yolladığı CD’yi aldı. CD ile yolladığı notta, “güvenebileceğim tek kişi sensin, doğru zaman gelince bu CD önem kazanacak ve o zaman bu CD’ye bak” diyordu. Bu güne kadar, dostunun eskiden tekrar ettiği bir söze göre hareket etmişti: “Çalışmalar en iyi 6 ay sonra şekillenir. Doğru zaman o zamandır”. Zamanı geldiğini hissediyordu. CD’yi bilgisayarına taktı. İçindeki dosyaları incelemeye başladı. Bor, toryum ve çok önemli çalışmaların yer aldığı bir CD’ydi. Hemen odasına gidip CD’yi başka CD’lere kopyaladı.</p>
<p class="MsoNormal">CD’leri kopyalarken geçmişi düşündü. TUBİTAK’lı uzmanlar ve ASELSAN’lı mühendisler… Hepsinin ortak noktası ülke için önemli çalışmalarda bulunmalarıydı. Hepsinin projeleri, başlarına gelen şüpheli kazalardan sonra ortadan kayboldu.</p>
<p class="MsoNormal">İki TUBİTAK uzmanı ve bir Yüzbaşı Türkiye’nin güvenliği ile ilgili saklı yazılar üzerinde çalışıyorlardı. O gün yeni geliştirdikleri bir cihazı denemek için Çanakkale’ye gidiyorlardı, maalesef gidemediler. Şüpheli bir trafik kazasında hayatlarını kaybettiler.</p>
<p class="MsoNormal">ASELSAN’ın geliştirmeye çalıştığı F-16 uçaklarının şifre çözümlerinde görev alan üç ASELSAN mühendisi ise, intihar süsü verilen şüpheli ölümleriyle arkalarında yüzlerce soru işareti bıraktı.</p>
<p class="MsoNormal">Milli Tank Projesi’nde görevli ASELSAN mühendisi ise proje ile ilgili brifing verdikten üç gün sonra arabasında ölü bulunduğunda çantasındaki tank projesi çalınmıştı.</p>
<p class="MsoNormal">Düşünmeye devam ederken beklenmedik bir şekilde kapının zili çaldı. Balkona çıkıp aşağıya baktı. Gün boyunca kapının önünde bekleyen polislerdi… Durumu anlamak için kapıyı açtı. Aklından yüzlerce farklı düşünce akıyordu. Ne yapmalıydı?</p>
<p><strong>Tarih: 14.05.2008 | Saat: 00.15 | Utku Gürakar</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.utqweb.com/blog/2008/05/14/kutsal-akil/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.utqweb.com/blog/2008/05/14/kutsal-akil/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
